<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838</id><updated>2011-08-29T11:57:22.810+03:00</updated><title type='text'>Saçmalığın İki Kavramı</title><subtitle type='html'>hayat üzerine bir iki şey</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>102</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-2200376610794137031</id><published>2010-03-08T02:55:00.001+02:00</published><updated>2010-03-08T02:55:22.319+02:00</updated><title type='text'>yersiz yurtsuz yazarlar</title><content type='html'>yine tarihin tekerrürden ibaret olduğu düşüncesinin hayatımın her tarafına yayıldığı günlerden biri, değişen bir şey yok. yazmaya korktuğum için yazmıyordum, dinlemeye korktuğum için dinlemiyordum. eski-yeni plaklarımın arasında seçim yapmak zorunda kaldım birkaç gün önce. şeyler ve benim aramda köprü kuran o hikayeler ortaya çıkıyor tek tek. küçük bir alman şehrinde şans eseri karşıma çıkan depo dükkan arası bir dükkanda geçiridiğim bir iki saat sonrasında aldığım bir iki plak, kendisinden epey plak aldığım bana hediye olarak gönderen buzzbox'ın plağı (bu buzzbox takma isimli çocuğun hikayesi hakkında epey kafa yormuştum zamanında), ardından elim bir iki albüme kaydı, piano magic - &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Writers_Without_Homes"&gt;writers without homes&lt;/a&gt;. albümün ilk tınısıyla beraber, albümle benim aramdaki hikayeler araya giriyor; tavanında su akıntılarının izinin eksik olmadığı, basık tavanlı, eski halı kokusunun bir türlü çıkmadığı güzel odamı düşledim. bir sigara yakmazsam hemen oracıkta öleceğimi düşündüm (evet, sigarayı bırakma çabam yine sigaranın üstünlüğüyle sona erdi; ayrıca sigarayı özendirdiğimizi düşünen iyi niyetleri birileri erişimimizi engeller mi?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayatımın "şeyler" ve benim aramdaki bağlardan ibaret olduğunu düşünüyorum şu anda ki yazmamın başlıca sebebi bu. &lt;em&gt;şeyler&lt;/em&gt;" hayatımı ele geçirmiş durumda, daha fazlası için kendimi yiyorum. aslında daha fazla şeye sahip olmak eskileriyle aramdaki bağı koparacağını düşünüyordum, sadece bağlarımı derinleştiriyor, düğümler atıp kopmamasını sağlıyor. acaba haddinden fazla hikaye unutmamı sağlayabilir mi, yoksa hep bir yerlerden fışkıracak mı? (sigmund bey buna derdi bilmek istemem). &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aramda organik bir bağ bulunması vedalaşmalarımı uzatıyor; hareket eden trenden inip gardaki sevgiliye koşuyorum hergün. birşeylere saplı kalmak beni güvende hissettiriyor. hergün bir trene biniyorum ve hergün tekrar iniyorum. ne kadar çok tren istasyonu görsem de hepsi aynı şehrin istasyonu oluyor; şehrin ne önemi var ki; saplı kaldığım nota beni öldürüyor. yoksa kaldırımlar her yerde az çok aynı, güzeller her yerde güzel görünüyor, kahvenin tadı aynı sertlikte. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birşeylere devam etmek için, birilerinin gelip herşeyimi yok etmesi gerekiyor, imha makineleriyle gelmeliler ki tekrar tekrar çöpten toplamayım. manevi bir durumdan söz etmiyorum; oldukça gerçek bir imhadan bahsediyorum şu an. yok denecek kadar az kişisel eşyası olan insanlara her zaman imrenmişimdir; kendi bağımlılığımla yüzleştiriyor beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet usta, &lt;em&gt;mevsim uzun&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;başka bir mevsime gidiyorum, umarım şeyler peşimi bırakır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-2200376610794137031?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/2200376610794137031/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=2200376610794137031&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/2200376610794137031'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/2200376610794137031'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2010/03/yersiz-yurtsuz-yazarlar.html' title='yersiz yurtsuz yazarlar'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-5379742464446368589</id><published>2009-04-22T00:24:00.002+03:00</published><updated>2009-04-22T00:44:18.114+03:00</updated><title type='text'>müspet sorular</title><content type='html'>Yeniden saçmalamak, fazla duygusal ve klişe olmak ya da ucuz metaforlara bulanmak için, yeniden aşık mı olmak gerekiyor? Ya da ücra köşelere yolculuklar mı yapmalıyım en baştan? Arşive giren onca yazıya bakınca, delilik dönemleri-sıkıntı dönemleri-girdaplar hep öyle anlara denk gelmiş. İyidir, güzeldir; yaşananlar reddedilmez, birikir-yorar ama onlarsız da olmaz işte. Biraz durup dinlenip, saçmalıkları gözden geçirmek; daha sakin biri olma derdine dalıp ya da başka uğraşlar edinip kafayı dağıtmak -sonra onlar kafanı dağıtır fark etmezsin!- iyi gelebilir bünyeye. Eskiyle muhasebe, hep açık veren hesaplar, şimdi ne yapıyor triballeri; intikam almanın hırsı, umursamamanın rahatlığı, hayat güzel klişesi, kendine güven telkinleri; daha ne olsun! Zamanı iyi değerlendirmişim gibi görünüyor. İlk soruların cevapları, sanırım müspet. O vakit beklemek gerek...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-5379742464446368589?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/5379742464446368589/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=5379742464446368589&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/5379742464446368589'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/5379742464446368589'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2009/04/muspet-sorular.html' title='müspet sorular'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-1608551872680129717</id><published>2009-04-02T01:57:00.000+03:00</published><updated>2009-04-02T02:12:06.738+03:00</updated><title type='text'>/home</title><content type='html'>bir defa ayrıldığımızda hiçbir zaman eskisi gibi olamayacak olan yer, ev. tekrar dönüp bakma olasılığımız hesaplamayı istatistik kurumları bile reddediyor. çünkü herkes farkına varıyor er ya da geç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayatlarımız en müthiş ve en boktan zamanlarını geçirdiğimiz mekan, kimi zaman kendi sınırlarını çizdiğimiz dört duvar arası. şöyle ya da bir süre sonra gidiyoruz; içimiz rahat çünkü her zaman dönebileceğimizin farkındayız (en azındna öyle hayal ediyoruz). koşar adımlarla uzaklaştık, çünkü geride kaldığında yakamızı bırakacağını zannediyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabi ki herşey değişiyor; duvara astığınız posterler gidiyor öncelikle, bir süre sonra yabacı eşyalar, yabancı insanlar vs. geri döndüğümüzde bizi karşılayan tek şey misafirlik duygusu. o zaman anlıyoruz ki artık buraya ait değiliz. oysa ki başıma ne zaman kötü birşey gelse, dönmek istediğim tek yer orassı. yorganımın altındaki rahat hayat beni bekklemiyor artık, çünnkü nevresim bile yabancı artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;büyük bir soru bekliyor beni; bir daha böyle bir yere - böyle bir duyguya tekrar sahip olabilecek miyim? çok korkutuyor bu beni dostum. bu yüzden hiçbir zaman doğru düzgün çekip gidemedim. çözmem gereken bir mesele var, yüzleşmem gereken. bilirsin ya içimde her zaman vardır "sıfırdan başlamak", hani hiç beceremediğim, korkaklığımın avcunda debelendiğim arzum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir yere gitmek istiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-1608551872680129717?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/1608551872680129717/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=1608551872680129717&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/1608551872680129717'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/1608551872680129717'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2009/04/home.html' title='/home'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-3678580329870985474</id><published>2009-01-18T23:48:00.003+02:00</published><updated>2009-01-19T00:10:22.866+02:00</updated><title type='text'>fazla duygusal ve klişe</title><content type='html'>hayatımda pek bahar temizliği yapmadığımı farkediyorum; sanırım bu da taşınırken ortaya çıkan gerçekler kategorisine giriyor. yıllardır biriktirdiğiniz herşeyin değerini tekrar ölçmek için harika bir fırsat bile sayılailir, ya da geçmişinden arınma terapisi. biriken dergiler, sağa sola karalanan yazılar, fotokopiler, ders notları, eski fanzinler, kasetler ve cd'ler, en son 5 sene önce giyilmiş kıyafetler, bir daha kapağı açılmayacak kötü kitaplar, kataloglar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve evet, ben bir koleksiyoncuyum, 60'larıma kadar yaşayabilirsem bir çöp evde bulabilirim kendimi (kuvvetle ihtimal). biriktirmenin iktidar sahibi olmayla bir ilgisi olduğunu düşünürüm. gerçi bu daha çok "biriktirilebilir" şeyler için geçerli: kitap, plak, dergi vs. ben daha çok ıvır zıvır biriktirenler tarafındayım: "hah şunu fanzine koyarım", "şunu bir iş içerisine yerleştiririm", "ileride bu konu hakkında birşeyler yapabilirim"... daha gider bu mazaretler. gerçi bana müthiş yıllarımı hatırlatan ve yaz kış ayağımdan çıkarmadığım (kırmızı) eski spor ayakkabılarımı da saklamışım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu temizliğin bir de öteki yüzü var, tüm o eşyalarla geçmişe dönüş, zaman makinesine girmek gibi. işte bu kısım kimi zaman dudaklarımızın kenarından akan bir tebessüme, kimi zaman da acı dolu bir düşünce bulutuna dönüşebiliyor. bir de toz içindeyse ellerimizi de kirletmeyi başarabiliyor. sürekli içeri gidip ellerimzi yıkamak gerekiyor, bir de gerekliyse plastik bir toprbanın içerisine atmak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fazla duygusal ve klişelere düşmüş oldu bu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-3678580329870985474?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/3678580329870985474/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=3678580329870985474&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/3678580329870985474'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/3678580329870985474'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2009/01/eskici.html' title='fazla duygusal ve klişe'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-5562484846569313557</id><published>2009-01-11T00:00:00.003+02:00</published><updated>2009-01-11T01:06:49.310+02:00</updated><title type='text'>tedirginlikler krallığı</title><content type='html'>şimdi bu yazıyı okuyanlardan biri çııp diyebilir ki "neden krallık? neden cumhuriyet değil? yoksa siz siz...". diyebileceğim şudur (ki bu kısmı okurken ilkokul 5'teki yepyeni alınmış mavi önlüklü halimi hayal edin): cumhuriyet halkın kendi kedini yönetmesidiiiir. tedirginlik krallığı ise sizin kontrolünüzden çıkan ve doğal olarak size egemen olan bir kral tarafından yönetilmesi falan filan. bir canavar yaratıyorum ve o beni kontrol ediyor, tedirginlikle. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;modern hayat mı? pek sanmıyorum, modern öncesi toplumlarda da insanlar tedrginliğin esiri olmuşlardır herhalde. bu kısmını antropolog kardeşlerime bırakıyorum. sırf arama motorlarında daha üst sıralara yerleşmek için belli başlı tedirgin edici anahtar kelimeler sıralamak istiyorum: ekonomik kriz, iş aramak, işsiz olmak, kiralık ev aramak, ergenekon, tehdit e-mailleri, gizli numaradan arayanlar vs. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne yani şimdi bunları yazınca elime ne geçti ki? korku ruhu kemirir tabi ki herr fassbinder!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse bir an şunu farkettim ki bunu yazıp canımı daha da çok sıkmak istemiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-5562484846569313557?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/5562484846569313557/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=5562484846569313557&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/5562484846569313557'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/5562484846569313557'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2009/01/tedirginlikler-krall.html' title='tedirginlikler krallığı'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-2492376268943125108</id><published>2008-12-27T22:57:00.002+02:00</published><updated>2008-12-27T23:27:36.049+02:00</updated><title type='text'>100</title><content type='html'>Blogun 100.yazısını, yeni yıl dolayısıyla girelim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl dediklerim &lt;a href="http://wearenoone.blogspot.com/2007_12_01_archive.html"&gt;şuracıkta&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıldan çok öteye gidemedim. Ağıt-küfür-öfke-korku sarmalında yyy sorunsalını devam ettirdim. Evi ve bütceyi tek başıma idame ettirme başarısının yanı sıra, yıl sonunda yeterli olmanın mutluluğu geldi. Tabii bahar aylarındaki ilk başarısızlığın gölgesinde... Saçmalamaya devam ettim tüm bir yıl; garip şekilde aynı hataları ısrarla tekrarlamam, sanki sevdiğim şarkıların nakaratlarını tekrarlamak gibiydi. Yine insanları kızdırdım, kırdım. İnsanlar beni ilgilendirmedi; genelde onlardan kaçarken yakalanmam dışında çok bir muhabbetimiz olmadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En nihayetinde hayatta kalmayı başardım kendime rağmen...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-2492376268943125108?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/2492376268943125108/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=2492376268943125108&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/2492376268943125108'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/2492376268943125108'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/12/100.html' title='100'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-3362422972280399760</id><published>2008-09-15T19:51:00.003+03:00</published><updated>2008-09-18T21:05:53.160+03:00</updated><title type='text'>vicdan azabı</title><content type='html'>yazabildiğim ya da ifade edebildiğim bir vicdan azabım varsa sanırım hayata dair en hafif olanıdır o.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- bu otobüs sahilden mi gidiyor?&lt;br /&gt;- hayır, bu sahilden gitmiyor&lt;br /&gt;- (kapı kapanırken) peki hangisi gidiyor?&lt;br /&gt;- (kapı kapandı kapanacak) B2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kahretsin... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok özür dilerim etekli kadın, maalesef az önce benim yüzümden binmediğiniz ve bir sonrakinin yağmur altında 20 dakika bekledikten sonra gelecek olan otobüs sahilden gidiyordu. özür dilerim tekrar, dalgımlığıma geldi kısaca "signomi, eimai malaka!, aleithia".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;atina'da yoğun nemli bir haftanın ardından yağmur başladı; hava şimdi daha da boğucu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-3362422972280399760?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/3362422972280399760/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=3362422972280399760&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/3362422972280399760'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/3362422972280399760'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/09/vicdan-azab.html' title='vicdan azabı'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-6640363190292600769</id><published>2008-09-02T03:12:00.003+03:00</published><updated>2008-09-02T03:56:02.424+03:00</updated><title type='text'>baş dönmesi</title><content type='html'>bu aralar eski albümleri karıştıryorum, neler neler çıkıyor bir bilsen? Elimi ilk attığım da "bisk"i buldum "strange or funny-haha!". epey riskli bir albüm benim için... ilk dinlediğim günü hatırlıyorum, unutmam mümkün değil. milenyumun ilk yılı, sevgili yılı, biricik; döneüm noktalarımız. yağmurlu bir istanbul sabahına uyandığım önemli bir gün; günüme eşlik eden bir baş ağrısı - baş dönmesi değil. parçaların adlarını uzun bir süre sonra öğrenmiştim, bu japon beyefendi, ah beyefendi aman beyefendi. ajitasyon. "tuning"miş ilk parçanın adı; bildiğin ayar işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu sabah da benzer bir sabah vardı buradalarda. yağmur yoktu ama bende sıkıntısı mevcut idi. yine dinledim bu albümü; ilk dinlediğimde baş ağrıma eşlik eden tuhaf huzursuz bir mutluluk bu sabah yoktu. sadece huzursuzluk eşlik etti ve kötü bir fincan kahve. neden bilmiyorum bu aralar, bu aralar kahveyi gerçekten kötü yapıyorum. bir terslik var ama nerede? konudan uzaklaşmak istiyorum, ama konu beni içine çekiyor bir şekilde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu rahatsızlığı dağıtmak için epey yürüdüm, hatta ilk defa galata kulesine çıktım. gerçekten yabancıydım. bir-iki sigara ardından her çıkışın sonuna eşlik eden bir iniş. baş dönmesi, heryerde. kaldrımda düz bir çizgi bile çizemeden, yalpalaya yalpalaya, ona buna çarpa çarpa, tak-tuk, pat-küt, bam bim bom blip! "bisk" kendini hatırlattı yine ve eski baş ağrıları. gripin'in kapağındaki kadın gibi, elim başımda bir sigara daha içiyorum. bu baş dönmesi beni bırakacak mı, eski baş ağrıları? bir iki hap yetmedi, daha fazlası için midem isyan etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra yine caddelerdeyim, ordan buraya. eski albümlerden biri daha, hep yalnız olduğunu düşündüğüm bir kadın "donna regina"... kapanış ondan geliyor..."drifting around"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"So many streets&lt;br /&gt;In so many big towns&lt;br /&gt;So many faces&lt;br /&gt;Nobody calls my name&lt;br /&gt;People in cars&lt;br /&gt;I don't know the story&lt;br /&gt;So many faces&lt;br /&gt;And nobody knows&lt;br /&gt;That i'm around in one of this big towns&lt;br /&gt;I've been drifting around&lt;br /&gt;Drifting around" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;son bilmem kaç yılımın muhabesini yapmak istemiyorum, borçlu hanesi kabarıyor; benim değil, hayatın borcu!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-6640363190292600769?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/6640363190292600769/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=6640363190292600769&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6640363190292600769'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6640363190292600769'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/09/ba-dnmesi.html' title='baş dönmesi'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-8592659259141866870</id><published>2008-08-01T17:28:00.003+03:00</published><updated>2008-08-01T18:08:47.213+03:00</updated><title type='text'>kırıklarla yaşam</title><content type='html'>kabuğumdan çıkma denemeleri, bana kırık-çıkık olarak geri dönüyor. önce kalp kırığı, şimdi de skafoid. memnun oldum başparmağımın küçük kemiği, alacağın olsun; dirseğe kadar alçıladın beni; sol yanımdan vurdun beni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;halbuki kalp kırıklıklarını bilumum 404-tutkal ve japon yapıştırıcısı ile geçiştirmiştim; bu kırığa ise 3hafta dayanabildim; doktora 10 gün dedim gerçi, utancımdan... hastanelere gitmemek prensibi bir yere kadar işliyor; sonra o yüce prosedürler, doktor peşinde koşmalar, sonuç için beklemeler, imza için beklemeler, bunlar bizde yok git eczaneden al gel demeler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kırıklarla yaşamaya alışacağımı düşünüyordum ama uzun vadeli etkileri önüme sürdüler; alçı olmasa olmaz mı diye direndim doktora ama bana bu kalp ağrısına benzemez gibi bişeyler söyledi (ya da ben öyle anladım ağzından çıkanları...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında bu yazının başlığı "ibn-i sina hastanesi ve bilinmeyenler" olabilirdi; malumunuz bu blogun en popüler girdisi, diskötek'in taa ilk aylarımızda yazdığı hacettepe üniversitesi yorumudur. bloga giren her 10 kişiden 6-7si, hacettepe üniversitesi anahtar kelimesi ile uğruyor bloga; sağolsun hacettepe üniversitesi hastanesi syacımızı işletiyor. yoksa 1paragrafta 3kere anmanın ne anlamı olabilir ki hacettepe üniversitesi hastanesini.(acilen "hastaneye en yakın oteller listesi" yapmalıyız sayın diskötek, vatana millete ve sayaca hizmet!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir hastanenin acilinde 7-8 saat kadar süründüğüm günün özeti: röntgenlerime bakan birinci doktorun filmleri bir kenara atıp gitmesinden sonra duruma biraz sert çkıp ikincisini rica minnet telefonla çağırıp, bir diğerinin yemek ve internet seanslarını öncesinde "şimdi hemen geliyorum" diyip ikişer kez 45dk-1saat bekletmesi ile; bileğimi çeken tomografide kafanı oynattın diye azarlanıp, teşhisin şüpheli olmasından kelli doçentin teşrifini bekleyip, hasta hakları tabelasını müstehzi bir ifadeyle okuyup, sus işareti yapan hemşire yerine konan müşteri-hasta karşılama sloganları ve beklediğiniz için endişelemeyiniz yazısına karşı gülsem mi ağlasam mı diye düşünümekle; iki saat boyunca acilde bir tahlil sonucunu beklediği için sinirden bağırıp çağırarak ağlayan ve "hakkını" araya kadına gidip sarılma isteği ile; acilde alçı pamuğunun olmamasından dolayı 2 milyon malzeme için hastane dışına çıkıp gelinip sonucunda vertumnus'un "abi yeter kavga etme şu elinle" sözleri eşliğinde bira yudumlayarak geçirdim dünümü ("bu acil servislerde adını unutmaya devam ediyorum"). günün kahramanı: teşekkürler silifkeli intern abla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugünüm, kalem-bıçak kullanma/kapı açma pratikleri, küçük bir kemiğin niye dirseğe kadar alçılandığını insancıklara anlatma ve "hayat işte" terennümleri, 3haftadır niye doktora gitmediğime dair kendime rasyonel nedenler bulma seansları eşliğinde gidiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;banyo için, koluma sarmak niyetiyle buzdolabı strecfilmi aldım ve bulaşıklar mutfakta bekliyor-gönüllü aranmakta; o 10kişiden kalan 3-4üne duyrulur ki onların ikisi tatilde, biri de başka bir dünyanın mutlu saatlerinde... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3kuruşluk paramla 3günlük tatil planları, 3kuruşluk dünyanın 3saniyesine gömüldü. bir önceki girdimin vaadi ile noktalıyorum, bu sağ el ve sol orta parmak işbirliği ile türetilen satırları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"derin tutkulara düşmemek: buydu hayattan anladığımız.&lt;br /&gt;ama ne varsa düşenlerde var, varmış meğer." (şimdi biz buyuz)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-8592659259141866870?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/8592659259141866870/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=8592659259141866870&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/8592659259141866870'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/8592659259141866870'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/08/krklarla-yaam.html' title='kırıklarla yaşam'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-5808503380257263945</id><published>2008-07-30T23:54:00.002+03:00</published><updated>2008-07-31T00:03:59.191+03:00</updated><title type='text'>beyaz eşyalarınla yan yana</title><content type='html'>Geçen gün fark ettim ki kitap gibi konuşmak istemiyorum ben. Başı sonu belli, tez cümleciği konteks içine yedirilmiş, bağlantılar kuran ve atıflarda bulunan; Kant'a Hegel'e değinen ve bunun Foucault'la bağlantısını ortaya koyan laflar etmek istemiyorum. Zaten yayınlanan yazılarıma yabancılaşıyorumi görmek istemiyorum bi daha. Eeee'ler ııı'lar, şaşırıp kalmalar, tıkanlamalar, yanlış ve devrik cümleler bana daha uygun. Tabii meslek gereği bunlar uygun değil. Ama zaten uygunsuzluklar bütünü değil miyiz? Mağaradan sivil hayata geçememiş değil miyiz? Mutlu saatler bünyemiz ters değil mi? Oturup kalmak bize daha uygun değil mi o şık giyimli toplantılar çaylar kahveler laptop'lar ve kibarlıklardan? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=izin+vermedi+yalnizlik"&gt;İzin vermedi yalnızlık&lt;/a&gt;'a takıldım kaldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"anlatmaya çalıştım, yarın çok uzak.&lt;br /&gt;zor geçtim yollardan, etraf dolu tuzak.&lt;br /&gt;ne hayaller kırıldı gözlerden ırak,&lt;br /&gt;ben seni düşündüm, zaten çok vakit alır&lt;br /&gt;dünyaya dönmem, sırf bu yüzden dönemem."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"bunca yıl oturupta her yerini bilmediğim sokaklarda aradım seni.&lt;br /&gt;artmadım da azaldım sanki,&lt;br /&gt;bir bomba daha sallamışlar uzaktaki dostlara&lt;br /&gt;artmadık da eksildik bu ara.&lt;br /&gt;kafelerde, liselerde, sokaklarda avundukaşklarla, şarkılarla&lt;br /&gt;yeminliydik onlar gibi olmamaya, dostlarla zamanla solmamaya&lt;br /&gt;kimimiz küfür etti, kimimiz bakıp geçti, kimimiz mola aldı bu oyunda.&lt;br /&gt;kaptan gitti, hava bozdu, herkes sandallara!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"kral öldü, şehir düştü eğlenin doya doya.&lt;br /&gt;o ufak çocuğuz hala, kendi krallığında hükmeden.&lt;br /&gt;sen büyüdüm sandın yalnızca, beyaz eşyalarınla yanyana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sen varolmak isteyen o kızsın hala.&lt;br /&gt;kariyerler, bariyerler arasında&lt;br /&gt;sen varolmak isteyen o kızsın hala&lt;br /&gt;seçimlerin, geçimlerin arasında."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir sonraki yorumum bunlarla ilgili olacak; okuyun-dinleyin-çalışın öyle gelin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-5808503380257263945?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/5808503380257263945/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=5808503380257263945&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/5808503380257263945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/5808503380257263945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/07/beyaz-eyalarnla-yan-yana.html' title='beyaz eşyalarınla yan yana'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-4780524861923817354</id><published>2008-07-23T00:41:00.002+03:00</published><updated>2008-07-23T00:55:24.145+03:00</updated><title type='text'>gizli numara</title><content type='html'>Gizli numaraları bilenler, onunla mutlu olabilirler; gizli işler çevirip kimsenin bilmediği bir dünyayı ele geçirmenin narsist duygusuyla mest olurlar. Gizli numaralarla başkalarını yok ettiğini, rahatsız ettiğini düşünenler keyifli insanlardır. Onlarla tanışmak isterdim. Gizli işlerin mistik büyüsü ile yaşayıp, aslında bu işte bir iş var mıntıkasının herdaim bekçileri olan o babayiğit-anayiğit insanlarla... Kaçıp-kandırıp-yalan söyleyip mutlu olan insancıklar; kıskanıyorum sizi; iyi ki varsınız çünkü sizin ötekiliğiniz beni var ediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gizli numaralarla gecenin bi yarısı sessiz evimi şenlendiren insancık(lar); iyi ki varsınız; biliyorum ki buradasınız; buralardasınız ama görünmez zırhınız sizi çok başka yapıyor. O zırh ki sizi ölümsüz yapıyor. O ölümsüzlük ki sizi ulaşılmaz yapıyor. o ulaşılmazlık ki sizi cazibeli kılıyor. O cazibe ki sizi yok hükmüne getiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açık seçik yaşamanın, tüm gizemlerimden arınmış olmanın, numaralarımı gizli hale getirememenin, gizlediğim numaralarla bir halt edemenin, açık sözlü olmanın saçmasapanlığı ile iyi günler diliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-4780524861923817354?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/4780524861923817354/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=4780524861923817354&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4780524861923817354'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4780524861923817354'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/07/gizli-numara.html' title='gizli numara'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-735849001493515363</id><published>2008-07-20T17:52:00.003+03:00</published><updated>2008-07-20T18:12:23.523+03:00</updated><title type='text'>geçen yıl bu zamanlar...</title><content type='html'>Tatildeymiş gibi yapıyorum &lt;a href="http://wearenoone.blogspot.com/2006/08/tatildeymi-gibi-yapyorum-istediim.html"&gt;demiştim&lt;/a&gt;; yıllar önce, geçen yıl yaptım yıllar sonra-damakta tat, ağızda acı; garip bir şekilde o görüntüleri içeren makina kayboldu, iyi de oldu belki; mistik bir keşmekeşin içindeymişiz meğersem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pencereden giren sıcak hava mevsimi hatırlatıyor, kurulan planlar banka hesaplarında eriyor; kıçım deniz kumuna burnum deniz kokusuna ellerim ten dokusuna hasret; bileğim ağrıyor hala, bone almıştım havuz için gidemedim hala.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne olduğuma dair yorumlar yapılıyor, eleştiriliyor ve öğreniyorum, tez cümlecikleri, el hareketleri, soğuksun biraz ama aslında iyi birisin tripleri. Aslında "şimdi biz buyuz" &lt;a href="http://disconnectus-erectus.blogspot.com"&gt;dedim&lt;/a&gt;. Umarım gereken sonuçları çıkarırlar, çıkarırız. Ama asıl konu bu makalede sen yoksun, o yok. Sadece kelimeler var, kısa yoldan erişemeyeceğimiz bir başarı var. Zabıt cerideleri var-olmalı. Gidip okudum eski metinleri, aşkları; oyunu kuralına göre oynamak gerekli. Oyun oynamak istiyorsan eğer..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl bugünlerden kat ettiğim yol kadarım, büyüdüm ve kahroldum. Yokuşlar çıkıp küfürler savuruyorum ter atan bedenimin her bir yanıyla, izin vermedi yalnızlık dinliyorum, bir canım var zaten bilmem kaç sıkımlık. Sıktım ve akıttım irini, yerine yenisi dolsun diye. Bekliyoruz gelsin diye...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-735849001493515363?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/735849001493515363/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=735849001493515363&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/735849001493515363'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/735849001493515363'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/07/geen-yl-bu-zamanlar.html' title='geçen yıl bu zamanlar...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-9076171934279806364</id><published>2008-07-14T00:07:00.002+03:00</published><updated>2008-07-14T00:12:28.936+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>bir ingeborg bachmann şiiri;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kuşkularım, buruk ve doymamış&lt;br /&gt;damlamakta akşamın derinliklerine&lt;br /&gt;bir şarkı söylüyor yorgunluk kulağıma&lt;br /&gt;dinliyorum...&lt;br /&gt;daha dündü!&lt;br /&gt;ama geçer nasıl olsa!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uykunun en güzel diyarlarını tanıyorum.&lt;br /&gt;asla gitmek istemiyorum oralara&lt;br /&gt;henüz bilmiyorum, kapkara göl&lt;br /&gt;nerede son verecek acılara.&lt;br /&gt;bir ayna varmış orada,&lt;br /&gt;parlak ve sağlam,&lt;br /&gt;ve istediği,bize,&lt;br /&gt;acının yansımalarıyla,&lt;br /&gt;derinlikleri göstermekmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;koca bir pazar günü kaybolup evimin içinde, çıkıp geldiğimde bunları buldum, boğucu pazara ithaf ettim; bir gün geri gelemeyeceğim o pazarlardan...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-9076171934279806364?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/9076171934279806364/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=9076171934279806364&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/9076171934279806364'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/9076171934279806364'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/07/bir-ingeborg-bachmann-iiri-kukularm.html' title=''/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-4872945500666187638</id><published>2008-07-11T00:53:00.003+03:00</published><updated>2008-07-11T01:17:07.802+03:00</updated><title type='text'>yalan söyle-tüket-kaç-kurtul</title><content type='html'>bir yaş daha büyüdü diskötek; yeni bir mekan-yeni insanlar ve yeni tüketimlerle. geçen temmuz "içten içe, alttan alta, daldan dala, geçip giderken tenler arasında, terler arasında, şeyler arasında- bir yere varmadan öylece; bi anlamı vardır elbet öyle saç sakal, tribal, göt göbek, diskotek; ışıklar yanar söner, pick and down, loop... bulunur gökyüzündeki partiye merdiven, merak etme, elele" demiştim; ki o yarattı kendi partisini-memnun veya değil. çark dönmeye devam ediyor; kandırmaca sürüyor. yemek yapmıştım bir de, kumrular'ın az ötesinde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yalan söyleyip, tüketip, bedenleri tespih yapıp sayan ve kaçan kurtulan, insancıklar her yanımızda, yanı başımızda, kısaltmalar veya uzatmalarla hayatımızda; yeni yaşlar dilerim ki ona, bu gibileri getirmez. biraz uçuk bi dilek oldu, farkındayım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi bu incinmiş bileğim, acılar içinde kıvranırken kelimeleri döküyor; var olsun; buz serinliğine muhtaç... bazen oturup konuşmak iyi geliyor; ki kızıl saçlı Butler okuyucusu iyi yetişti yine, gece vakti; konuşmaya inandırdı beni. dedim ki kendi kendime, sen (ve ben ve o ve diğeri)kibritin hiç yanmayan ucunda, birinin hayatını skms olsan da, senin gibiler ve benim gibiler, çeşitli düzlemlerde bir araya gelebilme gücüne sahipler. yeter ki yalansöyle-tüket-kaç-kurtul pratiklerinden az biraz uzaklaşalım. oturup kütüphanede dersimizi çalışalım, nefes alıp rahatlayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün tcdd kütüphanesinde, demiryolu dergilerini karıştırırken kulak misafiri olduğum, kütüphaneci teyzelerin yaşamı ile diskötek ve en iyi arkadaşlarının yaşamı arasında uzanan çizginin garip bir noktasındayım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-4872945500666187638?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/4872945500666187638/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=4872945500666187638&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4872945500666187638'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4872945500666187638'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/07/yalan-syle-tket-ka-kurtul.html' title='yalan söyle-tüket-kaç-kurtul'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-4085754290984836055</id><published>2008-07-03T14:20:00.002+03:00</published><updated>2008-07-03T14:35:44.712+03:00</updated><title type='text'>herşey yolunda, problem yok</title><content type='html'>hayatın rahat ve kusursuz katmanını keşfettim yıllar sonra, ya da yeni farkına vardım. bu sebeple herhangi bir patent alma çabam olmayacak gibi görünüyor. lüküs hayat da nedir ki, bu yaşadığım katman varken. arkadaşlar, sevgilliler, seks partnerleri, şişe şişe içkiler, gereksiz tonlarca kelime ve söz öbeği. bazen oturup da düşünürüm, bu öbeklerin oluşturulma biçimini bir formüle dökebilir miyim diye. yıllar yılı boktan hayat tecrübeleriyle oluşturulmuş bu yeteneği bir sayfalık bir matematiksel bir formüle çevirmek... mistik bağlantılar üzerine olan kitapları okuduktan sonraki ürpertiye yakın birşey hissettiğimi bile söyleyebilirim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;monologlar, diyaloglar ve multiloglar arasında kaybolduğum zaman bu düşünce beynimi iyice kemirmeye başlıyor. vay be diyorum, kutsal bir şey mi acaba? evrimin son aşaması belki de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arasıra yenik düşüyorum bu evrime, kendimi bırakıyorum. çünkü seks partnerleri de iyidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-4085754290984836055?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/4085754290984836055/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=4085754290984836055&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4085754290984836055'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4085754290984836055'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/07/herey-yolunda-problem-yok.html' title='herşey yolunda, problem yok'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-7379571180241977893</id><published>2008-07-01T22:44:00.002+03:00</published><updated>2008-07-01T22:53:05.415+03:00</updated><title type='text'>Sınır ihlali, savaş sebebidir.</title><content type='html'>"Böyle bilgece sözler, parasız olduğumda rahatsız olmamı engellemez tabii ki. Hareket alanının daralması diyelim; acıtır insanı. Sınırlarımı zorlasam, sınır ihlali savaş sebebidir. Gelip gidiciliğini görmek, gelmek ve gitmek'in iki aşık olduğunu bilmekle güzel. Sayfaların araç olduğunu anlamak, yıllarımı aldı. (...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu rezillikler neyin kefareti? Bulmuştum, çünkü düşündüm. Bıraktım hepsini sonunda, çölde bir yerde zamanın rüzgarına. Yani kandırdım kendimi Demek ki rüzgar benden esmeliymiş. Bu rezillikler neyin kefareti? (...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra kelimeler ağırlaştı kafamda. Bazılarını bıraktım, onlar da gidip kalp kırmışlar. Kızmadım çünkü onlar benim havadar çocuklarım. Kelimeler benim kalp kırıklıklarım. Onları, ölmeye yakın bir insan gibi sevdim. Çünkü tartamadım, çünkü elleyemedim. (...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrılıklardan ayrılamadım. Belki de benim hayatım kendi başınalıklardan geçiyor. Billboard'daki yalnızlığım Salı Pazarı'na denk. Ne kadar yalnızsam o kadar yalnızım. Başka büyü yok. Çekilmeyen filmleri seyretmekten bıktım. Sen gel, sen çek istedim. Zarfın içindeki adam benim, bunu da söyleyeyim." (Cenk Taner, Andıran Otu, syf.15)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-7379571180241977893?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/7379571180241977893/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=7379571180241977893&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/7379571180241977893'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/7379571180241977893'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/07/snr-ihlali-sava-sebebidir.html' title='Sınır ihlali, savaş sebebidir.'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-4224822767121273334</id><published>2008-06-30T20:35:00.003+03:00</published><updated>2008-07-01T12:21:24.444+03:00</updated><title type='text'>pop saati 21 yaşında</title><content type='html'>geçen pazar gözüme çarptı; öyle yazıyordu ekranda, 21 yıldır değişmeyen puntoyla. Inuendo ve Rod Stewart dinledim; Ricky Martin çıkınca kanal değiştirdim. Tabii o kısa sürede Erhan Konuk'un tok sesi ve giderek kelleşen tepesiyle kısa bir geçmiş turunu eksik etmedim. Gidip bisiklete bindim oralarda; tetris oynadım, ateri salonlarının sigaralı ortamından korkup içeri girmedim ama top oynarken dizlerimi çizdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlkokul zamanlarımızda, o gizemli cıngılı ile, kaykaylı çocuklar ve bankta oturan iki içi geçmiş ile; bizi başka yerlere-bilmediğimiz yerlere-bilmediğimiz dillere götürürdü pop saati. Michael Jackson'ı, Madonna'yı, Bon Jovi'yi tanıtmıştı; biz varoşlardakilerin MTV'si olmuştu yıllarca, kısacık yayınıyla. Henüz o zamanlar sınıf atlamak gibi bir derdim yoktu ve kimsenin mutlu saati beni germiyordu; ama babamı kızdırırdı bu ecnebi işi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erhan Konuk, hep Türk Sanat Musikisi şarkıları tanıtır gibi tanıttı şarkıları, belki de bu şekilde kandırdı test-çekimlerinde big-brother'ları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok şey öğrettin bize Pop Saati; uzak bir patikayı işaret ettin Tolkien edasıyla, okumasak da anlamasak da, bak gün geldi dengi dengine geldi herşey. Hey hey!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-4224822767121273334?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/4224822767121273334/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=4224822767121273334&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4224822767121273334'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4224822767121273334'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/06/pop-saati-21-yanda.html' title='pop saati 21 yaşında'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-4027737996785806552</id><published>2008-06-12T21:29:00.003+03:00</published><updated>2008-06-12T21:51:21.735+03:00</updated><title type='text'>travmalar cumhuriyeti</title><content type='html'>Hala ölmedim. Kaldığımız yerden devam etmeli o zaman. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Travmalar cumhuriyeti (tc) kısa süreli mutluluklar arası geniş karanlıklar ülkesidir. Bu karanlıklar her türlü şekil ve içerik denetimine tabidir. Denetim sonucunda oy birliği aranmaz, oy çokluğu yeterlidir. Hatta karar bile verilmeyebilir; kararsızlık ve kalakalmışlık tc'nin tipik özelliğidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tc, kısa güneşli günler ile uzun-soğuk-karlı-puslu-buzlu-soslu günlerin anlaşılmaz bileşiminden ibarettir. Yılın büyük bölümünde karartma geceleri uygulanır. Kendini eve kapatma günleri isteğe bağlıdır ama tclilerin bu alışkanlığa sıklıkla başvurduğu görülür. Tc vatandaşları bu nedenle köstebek gözlüdür; güneş ışığına alerji duyarlar; daha çok hisleri gelişmiştir; ama onlar da yanlış gelişmiştir; herşey bazı yanlışlıklar ve kafa karışılıklıları üzerine kuruludur. Bu yanlışlıklar, doğru hareket etmeyi güçleştirir. Kendilerini harekete geçirmeye çalışan kişilere karşın yoğun güvenlik unsurları ile donanmış olan Tc'liler uzatılan elleri ısırmayı sever çünkü henüz kendi elleir gelişmemiştir. Kendinde olmayan şeyleri başkalarında görmeyi sevmezler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tcliler, sınıf atlama konusunda başarısız, üç adıma atlama konusunda ortalama düzeydedir. Mutlu saatler konusunda tecrübesiz, kedi besleme konusunda yetersizdir. Genellikle kanaat notu ve gidiş yoluna verilen puanlarla sınıf geçerler. Net sonuç bulmakta çok kötülerdir. Attıkları adımların duvarlara çarpması sonucu, bilinmeyen bir tarihte tcliler için adım atmak yasaklanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce berlirtildiği gibi, tc'nin resmi içeceği kızılcık şerbetidir. Bu nedenle Tc, kızılcık ormanları ile doludur. Kızılcığın kaşındırıcı yapraklarını Tcliler şifa niyetine her dertlerinde kullanırlar. Kaşınmak kutsal bir eylemdir Tc'de. Kaşınmak, anıların deri altından çıkartılması ve yeniden kullanımlası açısından, yeniden-üretim/tüketim için bulunmaz bir nimettir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tc, friday i'm in love'dır; everday is like sunday'dir; ben akşamları sevmem-akşamlar sorun yaratır'dır; titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime'dir; lifting shadows off a dream'dir ve en güzel günlerini demek bensiz yaşadın'dır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Travmalar cumhuriyeti, nefes alma ünitelerini canlı tutarak ayakta kalır; bu üniteler, her ay ünite dergisinin içindekiler bölümünde yeniden hatırlatılır ve ay sonunda denetime tabi tutularak yoklanır. Eğer hayatta kalınmışsa bu 40 gün 40 gece kutlanır, fakirler sevindirilir, eş dost ziyareti yapılır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tc, şizofrenik göndermeleri ile bir bütündür; bölünemez.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-4027737996785806552?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/4027737996785806552/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=4027737996785806552&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4027737996785806552'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4027737996785806552'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/06/travmalar-cumhuriyeti.html' title='travmalar cumhuriyeti'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-2105069883140890362</id><published>2008-05-25T20:24:00.002+03:00</published><updated>2008-05-25T21:37:28.365+03:00</updated><title type='text'>kızılcık şerbeti</title><content type='html'>İlkokulda beslenme çantalarına eşlik eden mataralara su yerine, ki annem illa ki bi şeylerin "yerine" daha vitaminlisini vermekte hala ısrarcı, meyvasuyu doldurulduğu olurdu. Eskişehir bozkırında bulunmayan kızılcığın şerbeti (biz şurubu derdik), o günlerin en havalı içeceğiydi benim için. İstiklal ve Emniyet ilkokullarında benimle aynı sınıfı paylaşanlara tattırıp tahminlerini alırdım garibanların... Çoğunlukla astronot kıyafetine benzeyen mataraların arasında ev biçiminde ve bacasında bulunan kapağı ile ayrı bi havası olan mataramın içindeki gizemli içecek de ilgi çekerdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçip içip biriktirdiğim iyi olmuş o kızılcık şerbetlerini bünyemin münasip bir yerlerinde, şimdi Türk filmi sahneleri gibi içe kapanıp öksürdüğümde, elimdeki bembeyaz mendili boyayan kanı, kızılcık şerbeti diye yutturabiliyorum böylece seyircilere; hatıraların kan kırmızı kızgınlığını ve kekremsi tadını en iyi kızılcık şerbeti karşılayabilir çünkü; kan yumuşak ve sıcak kalır onun yanında. İnce hastalığa tutulanların tutunduğu dalmış kızılcık ağacı o gürdüklü (kaşındırıcı) yapraklarıyla... Aslında anıları kaşımak hiç iyi bir alışkanlık değildir; dildeki yaraya dokunmak da öyle; kaşımasan-dokunmasan geçer bilirsin ama dayanamazsın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ağzımdaki acı tadı tükürdükçe, mataramdaki kızılcık şerbeti dökülüyor toprağa, beyaz mendillere, beyaz sayfaya ve siyah klavyelere... Geçmiş, şerbetli bir içecektir ve tükürdükçe çoğalır. Her yudum, travmalar arası geçişi simgeler. Travmalar cumhuriyetinde, kan kusup kızılcık şerbeti demek, adap gereğidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-2105069883140890362?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/2105069883140890362/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=2105069883140890362&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/2105069883140890362'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/2105069883140890362'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/05/kzlck-erbeti.html' title='kızılcık şerbeti'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-4791140026890823174</id><published>2008-05-14T21:57:00.003+03:00</published><updated>2008-05-14T22:28:59.205+03:00</updated><title type='text'>para varsa sorun yok.</title><content type='html'>Tavuklu yeşil fasulye-mısırlı pilav; önceki gün tavuklu (patatesli) bezelye-mısırlı pilav; bir önceki gün patates, yarın kabak-makarna... Yalnız yemek yeme seanslarına geri döndüm. Yemek yemek, travmaları atlatmanın bir yolu olabilir çünkü eşyaların tozuna sinen hatıralar ciğerler üzerinden beyni ele geçirmektedir. Vitamin ve mineraller bunları temizleyebilir. Olasılıkları değerlendirmek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse ki hala kendimi geçindirebiliyorum; 37.66'lık alışverişimle uzunca bir süredir boş olan dolap ve midem doldu. Kartta limit kalmamış, 20'sini peşin verdim. Ekmek de alınca 350 ykr. kaldı yeni yıkanmış pantolonun sağ cebinde. Sabah sosis ve yumurta yedim. Yarın maaşımı alınca yarısı ev kirasına kalanın 2/3'ü kredi kartlarının minimum ödemelerine gidecek, faturalar da ödenince günlük 5 ytl ortalamasını tutturmam yeterli. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir zamanlar sınıf atlamak için yaptığım hamleler şimdi bana alt-sınıf olma yolunda geri dönnüce mutlu saatleri yakalamk kolay olmuyor tabii bu parasızlıkla. Neyse ki (ikinci kez kullanıldı) evde oturmanın erdemi üzerine söylenceler geliştirip bi kaç eş-dostun sırtına yüklenip bira indirebiliyorum gırtlaktan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde oturmak para harcamamak için bir yol olsa da dışarı çıktığında insanlardan korkmama neden olduğu için uzun vadede tehlike yaratıyor olabilir. Olasılıkları viddiye almak gerekir. Doktor tavsiyesi için henüz erken olsa da ablam bazı tavsiyelerde bulundu. Kulak arkası ettim ama içim de cız etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün aynı kentte uyuduğumuz Kraliçe bana gelseydi çay yapabilirdim ona ama teklif dahi etmedim. Bulaşık yıkarken bi ara aklıma geldi ama o sırada soğanların hafif dibe tutması bu fikri aklımdan uzaklaştırdı. Biraz sonra persepolis'i izleyip uyuyacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşekkür ederim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-4791140026890823174?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/4791140026890823174/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=4791140026890823174&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4791140026890823174'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4791140026890823174'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/05/para-varsa-sorun-yok.html' title='para varsa sorun yok.'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-4882663046464771727</id><published>2008-04-30T01:18:00.002+03:00</published><updated>2008-04-30T01:40:12.228+03:00</updated><title type='text'>hocam, bi frape az şekerli sade</title><content type='html'>sıkıntıyla geçen beş altı hatta yedi sekiz haftanın sonunda bir envanter yapıp toplam iki yıllık sıkıntı elde etmek ya benim muhasebeden zar zor geçmemle ya da modern matematiğin çöküşüyle ilgili*. bir de maliyeciler problemi var, ben O'na artık bilinemezci denklem diyorum. Neyse arada fiş kesmek her zaman iyidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;50 yıllık çöplerin arasında iki büklüm bu yazıyı yazarken aslında yeni bir yolculuğun müjdesini vermek istemiştim, gerçi kime ne? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugun sana yazmıştım "slm cnm içimde bi boşluk var, optm cnm kib bye" diye, aslında bunu tartışmak istiyordum ki yolculuk güzel bir kılıf oldu. kültür elçisi falan değilim sadece kendi varoluşumla ilgileniyorum. o boşluk üzerinde gidip geliyorum şimdi, birşey yapıp doldurmalı. bugüne kadar (farkında olmadan o boşluğu doldurmak için) yaptığım şeyleri düşündüm; gayet parıltılı. bilmemne film festivalinin direktörüyle takılıp son dönem filmlere bok atıp cassavetes filmlerini ilahlaştırmak, beş parasız olup son paramla kediye en pahalı mamalardan almak (fakir edebiyatı dışında değerlendirelim bunu, oh la la), sarhoş olup insanlarla iletişim kurmaya çalışmak ve kurulan iletişimi baltalamak, o da olmadı başka insanların hikayelerinde bir rol almaya çalışmak. olmadı galiba, bilemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne dersin adamım?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-4882663046464771727?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/4882663046464771727/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=4882663046464771727&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4882663046464771727'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4882663046464771727'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/04/hocam-bi-frape-az-ekerli-sade.html' title='hocam, bi frape az şekerli sade'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-158667947609057885</id><published>2008-04-27T22:57:00.001+03:00</published><updated>2008-04-27T22:59:23.809+03:00</updated><title type='text'>müstehak</title><content type='html'>bu duruma düşmemde senin de payın varsa, allah senin de müstehakını versin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;amen.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-158667947609057885?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/158667947609057885/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=158667947609057885&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/158667947609057885'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/158667947609057885'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/04/mstehak.html' title='müstehak'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-482336907209541223</id><published>2008-04-25T22:47:00.002+03:00</published><updated>2008-04-25T23:00:40.176+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>eşyaları hareket ettirmek anıları da hareket ettirmektir. kışlıkları yazlıklarla yer değiştirmek, anılara mevsim değiştirmektir. yıkanmış tülleri asmak, anıların tüllerini de asmaktır. yemek yapmak, anılara da baharat katmaktır. şiir okumak, anıların mızrak uçlarına girmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"yıkansam, yıkansam, hep o güneşlerle yıkansam &lt;br /&gt;dişleri tenime geçse yaz rüzgarlarının &lt;br /&gt;izine pek rastlamasam &lt;br /&gt;ama kalbini sert ve serin tutan bir denizciye &lt;br /&gt;bunu bir daha sorsam &lt;br /&gt;ne çıkar bir daha sorsam &lt;br /&gt;sonra hiç konuşmasam, sonra hiç konuşmasam &lt;br /&gt;ve bu yorgun, bu üzünçlü yüreği &lt;br /&gt;benim değilmiş gibi, benim değilmiş gibi &lt;br /&gt;kimse görmeden şöyle bir yol kenarına bıraksam" (edip cansever)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-482336907209541223?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/482336907209541223/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=482336907209541223&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/482336907209541223'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/482336907209541223'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/04/eyalar-hareket-ettirmek-anlar-da.html' title=''/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-6610942265640621120</id><published>2008-04-22T15:52:00.002+03:00</published><updated>2008-04-22T16:26:21.260+03:00</updated><title type='text'>Şutlu saatler...</title><content type='html'>İlkokulda monolog yapmıştım bi bayramda, 23 nisan olması kuvvetle muhtemel... Adı şut ve gol'dü; tam detayları hatırlamıyorum ama küçük bir çocuğun futbolla iligili bi macerasıydı! Bir edebi tür olarak monolog nedir-ne değildir diye o günden beri bir daha aklıma hiçbir şey gelmedi-burada da onun açıklamasına giremeyeceğim zaten; bir tür stand-up show'du; '90ların başı için ilerici bir hareketti diyebiliriz-10 kıta istikal marşı, okul korosu vb. atraksiyonlara sokulduktan sonra bir o eksik kalmıştı zaten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bunları niye anlatıyorum-tabii ki kimseye ve kimsenin mutlu saatlerine müdahale etmemek için. Küçüklükten beridir futbolla bir bağımız vardı; babamın görevli olduğu maçlara erkenden gider filelerin takılmasını, çizgilerin çilimesini falan izlerdim-ama bunları &lt;a href="http://demirgibiyiz.blogspot.com"&gt;diğer taraf&lt;/a&gt;ta anlatmam daha doğru. Zaten herşey çocukluktan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şuta geleceğim tekrar; haftasonu atılan iki şut bizi mutlu etti Pendik'te, gittik geldik işte... Her ne kadar benim attığım şutlar yerini bulmasa da başkalarının şutlarıyla mutlu olmaya çalıştığımı söylemiştim; attığımız şutların malum çizgiyi geçmemesi münasebetiyle tribünlerin hararetli tepkilerine boyun büken hayalkırıklığı yaratmış transfer edasıyla kenar yönetime değişiklik talebinde bulunuyorum. Çıkar beni hoca; al beni dışarı... Hayalkırıklığı şapkamda bir tüy olmuş zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kışın yoğunlaşıp sertleşip içimizde yumru olan, yazın -Çukurova asfaltları gibi- eriyip gevşeyip tüm vücudumu saran bu katrankara dert için ne kadar yol gidip, ne kadar şuta boğaz patlatacağım ne kadar çizgi geçip ne kadar kaçacağım bilemiyorum. Daha ne kadar yorulmak bana geçmişi unutturur; ya da kaç gün sesi kısık kesmek söylenen sözlerin acısını susturur... Coğrafya kitaplarında, bu mevsimsel katrankaralık durumları için herhangi bir açıklama yapılmıyor ya da Milli Tarih kitapları bu savaşımla ilgili yol gösterecek bilgiler vermekten uzak. AnaBritannica bu maddeye yer vermemiş; UN kurumları ise hangi yılı bu konuya adayacak bilinmez...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekmeye kafa uzatmak, pres yapmak, çapraz koşularla alan açmak ve fair-play ruhu yetmiyor puan almaya; şut ve gol gerekiyor, boş kaleye topu yuvarlayabilme basireti gerekiyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-6610942265640621120?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/6610942265640621120/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=6610942265640621120&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6610942265640621120'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6610942265640621120'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/04/utlu-saatler.html' title='Şutlu saatler...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-6239505780268430989</id><published>2008-04-15T00:07:00.004+03:00</published><updated>2008-04-15T00:30:29.770+03:00</updated><title type='text'>diskötek'e mektup-2</title><content type='html'>Sevgili diskötek, sen gittin Ankara'dan; benim Kızılay'a gelip abi bi kahve içelim diyeceğim kimse kalmadı-biliyorsun bunu. Kahveme kaç şeker aldığımı bilen kimse de yok; ya da ağlak cümlelerimi yüzünü eşkiterek dinleyip abi yeter ama diye yüzüme tokat atan da yok-bunu da biliyorsun. kimseyle senin kadar açık konuşmadım-kimsenin ağzına edemiyorum kimse de benim-bunu da tabii... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Car car konuşup, alakasız cümleleri birbirine ekleyip kafamı ütüleyen kims de yok olsa da kimseden seninki kadar tat alamıyorum; ya da yolda gördüğüm acayiplikleri anlatacağım acayip bir insan yok. Farkındasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UNHCR'dan gözetliyorlar burayı hergün, hala bi mültecilik başvurusunda bulunmadım oysa ki, halbuki alsan beni Dominik Cumhuriyeti'ne götürsen ya da ne bileyim içtiğimiz kahvelerin ellerinden geçtiği çocukların ülkelerine... Yapamazsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendime yarattığım bir &lt;a href="http://demirgibiyiz.blogspot.com"&gt;kaçış hattı&lt;/a&gt;, sanki şimdlik tek düzlüğüm nefes alıp verebildiğim; onun dışında bu dört duvar içinde nefes nefeseyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlarla görüştüğümde onlartla konuşmaktan sıkılıyorum; onlara tahammülüm kalmadı sanki ama abi yeter bi sus dediğim bi tek sen vardın; farkındaydın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canım sıkkın sevgili diskötek; bahar geldi neyime-evine gidip aa ne güzel şarkıymış bu diyeceği kimse yok; ya da nazlanıp bi şeylere şikayet edeceğim. Adana küfürlerini paylaşacağım; ya da yılların tribüncüsü edasıyla ellerini açıp alkışlarını göreceğim kimse de... Yapardın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan kendine hergün altbenlik yaratamıyor-olanla idare ediyorduk işte, ya da olanlarla hala idare ediyoruz ama bir eksildi işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canım sıkkın sevgili karakaşlı karagözlü kardeşim; sürekli aynı şeyleri söyleyip bi türlü yapmamana da alışmıştım oysa; şimdi sen olmayınca ben yapıyroum buu kendime, seni özlememek için; bitirdin bir altbenliğ.... Sen şimdi gidip kendine yeni bir hayat kurdun, e en güzeli tabii; bi yerden başlamalıydın artık. Yaptın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben en iyisi gidip uyuyayım, hiç uyumadığım kadar uyuyorum zaten bu günlerde; bi gün uyuyacağız bi daha hiç kalkmayacağız be diskötek, halbuki dışarıda değiştirecek bi dünya vardı; artık yok sanki. Haklıydın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oturup kitap okuyayım ve kendime küfredeyim başkaları mutlu saatlerinde eğlenirken, herkes en iyi yaptığını yapıyor işte hayatta...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi ki Gülşen Abi var; kahvaltı yaparken seyrediyorum. Yumurta-peynir-zeytin-bal-çay.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi çalışmalar, bol kazançlar abi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-6239505780268430989?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/6239505780268430989/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=6239505780268430989&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6239505780268430989'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6239505780268430989'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/04/diskteke-mektup-2.html' title='diskötek&apos;e mektup-2'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-8211761582508755880</id><published>2008-04-13T16:58:00.001+03:00</published><updated>2008-04-13T17:00:11.469+03:00</updated><title type='text'>Gülşen Abi...</title><content type='html'>Saçmalıklarla dolu bu bloga, tabii ki absürd bi dizi yakışır; Gülşen Abi yani bizim Abidin, tekrar bölümleriyle hafta içi hergün 10.00'da TRT 2'de...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-8211761582508755880?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/8211761582508755880/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=8211761582508755880&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/8211761582508755880'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/8211761582508755880'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/04/glen-abi.html' title='Gülşen Abi...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-2448411740289786687</id><published>2008-04-10T22:33:00.003+03:00</published><updated>2008-04-10T23:05:19.700+03:00</updated><title type='text'>yaralarımla besleniyorum</title><content type='html'>Kemre tutmuş yaraları kanatmaya bayılıyorum; çıkan kanı emip geçmişin yabancı ülkesine gitmeye de... Açtığın yaraların kurumasına izin vermiyorum: bu da bir  tercih, değil mi? Çekip gitmek gibi... Zehir karışımlı sözleri hatırlayıp,nefesimi tutup kendimi kandan bir havuza atmaya bayılıyorum. Arabeske bu kadar yakın topraklarda yaşadığımız için seviniyorum; kuzeyin soğuk ülkelerinde yaşasak akacak bi yerimiz bile olmayacaktı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi, başlayamadığım bu yeni hayata kırmızı bir perdenin arkasından bakıyorum sanki, gözümü bürüyen kan, damarları patlatan kan, emdiğim kan. Kesiklerimden damlayan... Kestiğin yerlerden damlayan...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-2448411740289786687?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/2448411740289786687/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=2448411740289786687&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/2448411740289786687'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/2448411740289786687'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/04/yaralarmla-besleniyorum.html' title='yaralarımla besleniyorum'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-4306307947392934324</id><published>2008-03-26T16:25:00.003+02:00</published><updated>2008-03-28T12:18:58.732+02:00</updated><title type='text'>"bir şeyler doğal akışını sürdürüyor"</title><content type='html'>ifade, &lt;a href="http://www.dostlartiyatrosu.com/tiyatro_oyunlar_oyun_sonu.html"&gt;oyun sonu&lt;/a&gt;'ndan. bir şeyler doğal akışını sürdürüyor evet; herşey olması gerektiği gibi ilerliyor; herşey olması gerektiği yerde duruyor, oraya yerleşiyor, akış değişmiyor kendi mecrasında devam ediyor, akışı değiştirecek güce sahip değiliz; boyun eğmekle yükümlüyüz, zamanında aşka boyun eğmiştik ama o da boynumuzu kesti, acıdı ve giyotindeki kan sepetteki başımda gözüme damladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi herşey ve herkes yerli yerinde, olması gerektiği gibi: diskötek istanbul'da, sevgili maria -kadınlar günü mesajıma cevap vermeyecek kadar mağrur- unchr'ın mutlu saatlerinde, ben de buradayım. yarımyamalak çalışmalarla akademik hayata gelincek son noktadayım. doğal akışın tam içinde, yetersiz bir şekilde oturuyorum. demiş ki küçük iskender-cumartesi günü imge'de gözgöze gelemedik ama ben onu gözlemledim-,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"evim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eski bir sevgiliden gelen hediye gibi &lt;br /&gt;sıkı sıkıya kapalı perdelerle, &lt;br /&gt;duvarlarla paketlenmiş;&lt;br /&gt;acının &lt;br /&gt;yalnızlığa plastik bir güzellik tacı giydirdiği &lt;br /&gt;evim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her sabah yatakodasında yeniden doğduğum,&lt;br /&gt;göbek kordonumu çırpına çırpına &lt;br /&gt;ana rahminden getirdiğim iki sivri dişle koparttığım,&lt;br /&gt;aşka zorlanmış gözlerimle&lt;br /&gt;ümide zorlanmış cevherimle&lt;br /&gt;bilinçaltından gerçeküstüne doğru upuzun bir koridorda koştuğum&lt;br /&gt;sütle yorulduğum, tuzla bunaldığım, korkuyla doğrulduğum&lt;br /&gt;kana, sperme &lt;br /&gt;ve şeffaf şevkat gözyaşlarına düşkün evim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o! ev kadar yakınımdaki&lt;br /&gt;o! ev kadar durgun, ev kadar eşya, ev kadar &lt;br /&gt;ruhumla bedenimi bir gece yarısı köşebaşında soyduğum&lt;br /&gt;tenimle beton arasındaki manevi evrim!&lt;br /&gt;o! sınırlarımdaki çatışmalardaki son durum!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evler, sokaklar, jüriler, sınavlar doğal akışın seyrine devam etmesi için dizayn edilmiş araçlardır ve hepsi görevini yapmaktadır, herşeyi ve herkesi yerli yerine sokmak için.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-4306307947392934324?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/4306307947392934324/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=4306307947392934324&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4306307947392934324'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4306307947392934324'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/03/bir-eyler-doal-akn-srdryor.html' title='&quot;bir şeyler doğal akışını sürdürüyor&quot;'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-7912271867617465661</id><published>2008-03-14T19:49:00.005+02:00</published><updated>2008-03-17T20:22:20.407+02:00</updated><title type='text'>Gurbette de hiç kimseyiz...</title><content type='html'>Uzun zamandır düşünüyordum "Saçmalığın iki kavramı" isimli güzide &lt;span style="font-style:italic;"&gt;blog&lt;/span&gt;umuzun adresinin neden "we are no one" olduğunu açıklamayı, neyse şimdiye kısmet olmuş. gurbet ellerdeyim ve bambaşka insanlarla bambaşka diyaloglar kuruyorum (disconnectus bey bugün şahit oldu telefon ile).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu blog projesinin başlaması oldukça saçma sapan olduğu için bunu atlayıp bu ismin kökenine geçeceğim. Aslında formatımıza da epey uygun bir hikayeydi. Acaba birkaç cümle attırsam mı ortaya? Tabi, gerekiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerden bir gün (yaklaşık iki-üç yıl önce) bilgisayar başında oturuyordum ve güzel bir blog adresi alayım dedim, çünkü yazdığım diğer gizli blog'un konsepti oldukça kişiseldi; daha bir toplumsal olma çabamdan dolayı taze bir nefes lazım idi. Bu noktada tabi ki devreye "disconnectus erectus" girer. Çünkü erek (?) içerisinde "toplumsal" gibi bir kavram var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepimizin başına gelir; yepyeni bir site açılır, biz de bir bok varmış gibi atlarız ve hemen üye oluruz, hesap açarız, avatarlar seçeriz falan feşmekan. Tabiki bu tür yaşanmışlıkların sancılı iki tarafı vardır: ikincisi, şu resimlerdeki harfleri yazmaktır (evet kim okuyabiliyorsa artık). Birincisi ise tabi ki mahlas bulmak (ki hep aynısını kullananlar için sorun yok, örn: ŞeYtanRıDvAn65) ve adres uzantı belirlemek. Bende bu sancılı noktaya geldiğimde, hemen zaman kazanmak için mutfağa gidip bir kahve doldurdum. Bir iki dilim diyet bisküvi yi ağzıma atıp dünyanın en iyi orta halli kahvesiyle yumuşattım. Kafamda hala aynı soru vardı "adres ne olacak? böyle mi olacaktı?". Masabaşında bu iş beni bekliyor, saniyeler geçiyor, mutfakta oyalanmaktan sıkılıyorum. Bir müzik dinleyim, ne dinleyim falan filan... sonunda o enfes "Múm"un enfes parçası "green grass of the tunnel" hoparlörlerden tınlamaya başladı. O anda çizgi filmlere has olan ampül belirdi hemen kafamın üstünde. "Sonunda, hiç kimseyiz!"... "Finally we are no one". İşte mükemmel bir isim, internet çöplüğündeki yerimizi oldukça güzel belirtiyor. Bir hışımla "finallywearenoone" gibi bir isim girdim. bırrrr, çok mu uzun oldu yoksa? hmmm humm umm errr (ingilizler gibi yani). kafamın üzerinde bu kez ekonomik bir ampül belirdi (florasan gibi - diskötek tarafından yönetilen çizgi filmlere has bir özelliktir bu); "Wearenoone"! ilk anda bir bluğ çağı çığlığı gibi geldi, portishead kasetlerini çürüttüğüm günler gözümün önünde geçti. neyse dedim, bu ismin nereden geldiğini açıklarım da rahatlarım dedim ve bir mouse kliki ile bütün  bir serüven başladı (uff ne iddialı).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galiba biraz geç gelen bir açıklama oldu, neyse işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda hiç kimseyiz; "yaşasın!" mı yoksa "kahretsin!" mi demeliyiz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-7912271867617465661?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/7912271867617465661/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=7912271867617465661&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/7912271867617465661'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/7912271867617465661'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/03/gurbette-de-hi-kimseyiz.html' title='Gurbette de hiç kimseyiz...'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-7760246255308707777</id><published>2008-03-04T14:37:00.002+02:00</published><updated>2008-03-04T14:50:02.572+02:00</updated><title type='text'>yol, yolcu, yolculuk, yolculuklar</title><content type='html'>Yolculuklarımın bittiği noktada yepyeni yolculuklara uzanıyorum. Çok da eğlenceli sayılmaz ama yolda olma fikri pek fena değil. Gerçi şu an zorunlu bir ziyaret gerçekleştiriyormuş gibiyim. Olur ya, belirli gün ve haftaşarın yarattığı ziyaretler, konuşmalar, sayıklamalar ve hatta el öpmeler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlı bir adam bugün falıma baktı ve yolculuklarımı onaylayıp beni tekrar yalnız bıraktı: "önünde yollar var...". Peki beybaba, sen sakin sakin sakin sahneyi terket, ben buradan bir yere ayrılmak istemiyorum şimdi. Bir bardak çay kadar ömrü var sabit kalışımın, o yüzden ağır ağır içiyorum kimi zaman, buz gibi oluyor. Biraz daha estetik duruyor kalışlarım, çayı höpürdetmenin zorunluluğun var olmayışında. Hemen gidip bir rize turist çayı alayım da tam olsun bu metaforlar. Turist gibi davranıyorum, bir iki fotoğraf çekip şehrin en bilindik yerlerinde turluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır, lütfen, buna kendi içine bir yolculuk olarak adlandırmak istemiyorum. Hadi, çıkıp gidelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;-sir, welcome?&lt;br /&gt;-hadi eyvallah!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-7760246255308707777?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/7760246255308707777/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=7760246255308707777&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/7760246255308707777'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/7760246255308707777'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/03/yol-yolcu-yolculuk-yolculuklar.html' title='yol, yolcu, yolculuk, yolculuklar'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-4396588584390237751</id><published>2008-02-05T00:24:00.000+02:00</published><updated>2008-02-05T00:33:58.622+02:00</updated><title type='text'>"önemli bir ayrıntı"</title><content type='html'>(bu sefer saçmalık değil; bizzat realite; yüzümüzü güldüren satırlarla karşınızdayız... buyrun; &lt;em&gt;Cenk Taner, Roll, Ocak 2008, syf.32&lt;/em&gt;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Şuna eminim: Karga Bar'daki konsere gelenlerin hepsi potansiyel Oğuz Atay okuru. Bütün Kesmeşeker sevenler de öyledir. Bizim sitedeki (kesmeseker.org) (...) forumda takma adı 'disconnectus erectus' olan arkadaş 'önce Oğuz Atay sonra Kesmeşeker, tüm benliğim altüst oldu onlarla tanıştıktan sonra' diye yazmış. Önemli bir ayrıntı: 'disconnectus erectus' Adana Demirsporlu'dur."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-4396588584390237751?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/4396588584390237751/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=4396588584390237751&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4396588584390237751'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4396588584390237751'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/02/nemli-bir-ayrnt.html' title='&quot;önemli bir ayrıntı&quot;'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-1537580575969084055</id><published>2008-01-31T00:14:00.000+02:00</published><updated>2008-01-31T00:31:48.751+02:00</updated><title type='text'>maria</title><content type='html'>bütün gece yoldaydım,karanlığın ortasında&lt;br /&gt;en iyisi dönmek eve otobandan istanbula&lt;br /&gt;biraz müzik iyi gelir; yardım ederdi varmama&lt;br /&gt;gece geçtiğim şehir; köpekler havlar, aşk kaçar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;(şair bu dörtlükte, aşkın bir tür köpeklik olduğunu ve ne kadar havlarsan-inlersen-ulursan-ağlarsan ağla, aşkın kendi bildiği yolda, kaçış hatlarında yaşadığını ima ederken, ev gibisinin olmadığını ve yalnız yatağın hiç yoktan iyi olduğunu söylemektedir.)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içki içmeyi sever ara sıra sigara&lt;br /&gt;bunlar yakışır ona madonna edasıyla &lt;br /&gt;bilmediğim dillerde şarkılar söyler, &lt;br /&gt;sanki yarın yok gibi yasamak ister&lt;br /&gt;maria...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;(bu dörtlükte ise, bize yabancı-garip-uzak gelenin her zaman bir çekicilik taşıdığı kabülü vardır; öyle ki onun ne olduğundan bağımsız olarak bizim o adsız kadına yüklediğimiz anlam vardır ve bir de isim: maria!)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;acımasız bir şehirde, kanım döküldü yerlere&lt;br /&gt;artık herşey senin elinde dön- döne döne;&lt;br /&gt;şimdi anladım o gitti, &lt;br /&gt;çünkü sen geliyordun.&lt;br /&gt;yaşın binin üstünde herşeyi biliyordun &lt;br /&gt;maria...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;(müzik benim zikrimdi-döndüm durdum, dizelerine atıf var; ve tabii ki gel ne olursan ol yine de gel... konya'dan hindistan'dan, fark etmez; istanbul ve ankara-buldum seni en sonunda. bulunan şey, bizzat içeridekidir; gelen de giden de odur. ol dedin bana bak oldum'dur; olunacaktır, hamdık piştik olduk hesabı...metinlerarasılık... insanlararasılık... dön dolaş aynı yerdesin.)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçmişinden bahsetmezdi, bu zamana aitti.&lt;br /&gt;bildiğim kadarıyla babası çok içerdi &lt;br /&gt;bir gün ödersin bunu, istanbul yağmuru yağarken&lt;br /&gt;bahsetti aniden&lt;br /&gt;gitmekten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;(babalar önemlidir; ben hayatta en çok babamı sevdim-örneğin. geçmiş ise yabancı bir üljedir hepimizin bildiği gibi. giriş var çıkış yok. dolayısıyla oralara girmenin alemi yok. alemsin... gerek yok böyle şeylere; gitmiş işte en sonunda, yağan yağumurun önemi yok; kimdi giden kimdi kalan-diye sorulmuş ayrıca; giden mi suçludur her zaman-lütfen; iğne başkasına çuvaldızı kendimize...)&lt;/em&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=-j74H0buj-c"&gt;kesmeşeker-maria-içinde içindekiler vardır&lt;/a&gt;)- saçmaladık üstad, doğamız gereği- kusura bakma!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-1537580575969084055?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/1537580575969084055/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=1537580575969084055&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/1537580575969084055'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/1537580575969084055'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/01/maria.html' title='maria'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-7693935005701764836</id><published>2008-01-29T00:57:00.000+02:00</published><updated>2008-01-29T01:13:47.178+02:00</updated><title type='text'>sene-i devriye</title><content type='html'>doğduğum, büyüdüğüm ve doyacağım kentlere çok uzağım; daha çok insan görüp tanıyacağım, daha çok insan ve şehir beni öldürecek ve yaşatacak; gazımı alacak, güneş dönüp dolaşıp yine yakacak ama şimdi pamuklar yapışmış dallara ve 0.9 kalem ucuyla yapıştırılmış beyaz el işi kağıtları dökülmekte uhular yetersiz kaldığı için gökyüzünde... gaz alırken düşündüm de e bi yıl önce nerdeydim ve şimdi neredeyim, tüm bu insanlar gaz almak için bekleşiyor, yüklenip boşalıyor; yanıp tutuşuyor; tükeniyor sonra gazları tükeniyor ve sonra doldur-boşalt taktiğiyle yükleniyorlsr karşı kaleye... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seneler devrilirken, sene-i devriyesinde bir yeni başlangıcın ve bitişin; önümdeki amcalar kapalı ortamda sigara yasağına girmek üzere olmanın telaşıyla hızlıca doldururken ciğerleri dumanla, ben de radiohead'in seslerini doldururken kulağıma, aklıma düştü bunlar. bir dönem daha bitti ve artık yeterli miyiz değil miyiz görmeye az kaldı? yoksa gazımızı mı alacaklar yine, yeni bir döngüde... bilemedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu gönderiye ilham veren şarkı:&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=ZPdt3whMbck"&gt;silah sesleri geliyor üçümden hiç yokken, şüphe ediyorum ellerimden&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"benim diye bu evdeyim ve karnım tok ve aynada yine kimse yok..." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gaz var neyse ki; karnım da tok; elektrik kesildi tam bıçak sırtı başlayacakken, korktum bir an, ilk defa kesildi bu evde ve tekken; TEK eskidendi TEDAŞ şimdi; Başkent Dağıtım'a sevgilerle, zaten hiç çalışma isteği yoktu; tütün ve çay vardı neyse ki (iki oldu bu!) korkunca karanlıktan, şarkı açtım ben de; ne iyi olmuş, bu satırlar çıktı işte...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-7693935005701764836?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/7693935005701764836/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=7693935005701764836&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/7693935005701764836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/7693935005701764836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/01/sene-i-devriye.html' title='sene-i devriye'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-1369529783199580113</id><published>2008-01-25T23:55:00.000+02:00</published><updated>2008-01-26T00:18:19.843+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>yazmayayım diyorum olmuyor; nereye akacak bu kafanın içi; içeri akarsa zehir etkisi yapar; birikir boğar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu gönderiye neden olan iki şarkı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=Z-UtOR7qDqo"&gt;&lt;em&gt;sen yine olduğun gibi kal, benim için sakın değişme&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=xi9Ubn9Ex-g"&gt;&lt;em&gt;&lt;em&gt;beni geçirmeye yalnızlığım gelsin&lt;/em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evdeydim tüm gün; daha öncekiler gibi; dışarı çıkmaya korkar oldum; insanlardan sıkılır oldum; insanlardan korkar oldum çünkü biri çok korkuttu beni... sonra ölüm. dışarı çıktığın an; biri ölmüş; trafik kazası, tanışmıştım ama internetten tanıyorsum; can sıkıntısının karesi alındı o an. ölüm o kadar yakın ki; çıkmamak lazım belki de yorganın altından... gittim uyudum; rüyalar birer dipsiz kuyu. rüyamda karşımdaydı, rahat bırakmadı. din değiştirmek istedim, olmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra dışarı çıktım; kar ayağımın altında gıcırdadı, guruldadı ve ezilip büzüldü... anıları ezer gibi ezdim onu; suyunu çıkarıp bıraktım; ama hayır rahatlamadım; kanımdaki üzüm fermantasyonu da rahatlatmadı; mutlu saatler bize çok uzak...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-1369529783199580113?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/1369529783199580113/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=1369529783199580113&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/1369529783199580113'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/1369529783199580113'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/01/yazmayaym-diyorum-olmuyor-nereye-akacak.html' title=''/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-6913589065400636125</id><published>2008-01-23T22:30:00.000+02:00</published><updated>2008-01-23T22:47:11.764+02:00</updated><title type='text'>mutlu ve mutsuz saatler üzerine...</title><content type='html'>anglo-sakson ülkelerinde &lt;em&gt;happy hours&lt;/em&gt; olarak bilinen, dilimize mutlu saatler olarak çevrilmiş bu kavramın/olgunun/saplantının/hercümercin farklı boyutları bulunmakla birlikte, çoğunlukla bir başkasıyla olmaya tekabül eder; yanında alkol, çerez misali iyi gider ve tabii ki kahkahalar mahçup ve hınzır veya muzur ve kaçamak ya da mağrur bakışlara eşlik eder... mütemadiyen devam eden geyik muhabbetinin yanı sıra müzik de işin içine girer. doğan bu keşmekeşin içinde çok şeyden bahsedilebilir: göçmenlikten, mültecilikten, mülteci kadınlardan, feminist kadınlardan ve ne olacak bu fener'in halinden. çoğaltılabilir. ama şurası muhakkaktır ki mutlu saatler, sadece ve sadece kendinden uzakta güzel bir ülke gibidir; ne başkası ne kendin için bi şey yapmak zorundasındır, o saatlere mutluluğu veren düşünmemektir, üzülmemektir, seni üzenleri kendinden uzak tutmaktır, daha fazla mutluluk ve daha fazla herşeydir. düşüncesizliktir, herşeyi daha fazla düşüncesizce geçiştirmektir. daha fazla ve daha fazladır. ve tabii ki çok daha fazladır. buna mukabil mutlu saatler, sana ne kardeşim'in uzaktan akrabasıdır; ee yeter artık sıkıldım'ın ise üvey kardeşi, sevmediği için uzak durulan; lanet olsunur öyle kardeşe; ve daha fazla mutlu saat, daha fazla başkaları demektir ki bu da kendinden kaçışın en güzel yoludur; başkaları ne güzeldir bizi mutlu eder onları düşünmediğimiz ve onlar bizim için piyon olduktan sonra. konuyu dağıtmadan mutlu saatlerin, mecburen mutluluk getirdiğini de eklemeli. hafta sonu yaklaşırken mutlu saatler de yaklaşır ama en güzeli cuma akşamıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mutsuz saatler ise insanın kendi kıskacına girip kendi duvarlarında hapsolmasıdır. bu kadar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-6913589065400636125?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/6913589065400636125/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=6913589065400636125&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6913589065400636125'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6913589065400636125'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/01/mutlu-ve-mutsuz-saatler-zerine.html' title='mutlu ve mutsuz saatler üzerine...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-5552507116176244409</id><published>2008-01-22T00:26:00.000+02:00</published><updated>2008-01-22T00:41:01.407+02:00</updated><title type='text'>soğutucu-silici arasında gidip geliyorum, deniyorum en azından...</title><content type='html'>soğutucu sıkıyorum beymime; oyuna devam edebilmek için-maç sonuna kadar bi idare edersem gerikisi allah kerim! acıyan yerlere iki fıs fıs, işlem tamam; hava sıfırın altında olsa da; çok çalışmaktan hararet yapıyor belli ki arabam. önce silici denedim, şu camları temizlemeye yarayanlardan-küçüklükten beri hep kullanmak istemişimdir; vızzt vızzt çekersin-tertemiz; zaten her şey küçüklükten kalma; her anı sahibine lazım ama yok geçirmiyor, işe yaramadı; kar çok yoğun yağıyordu silecekler yetişmezken silicinin şansı yoktu. durup durup silmek yaramadı; devam etmek lazımdı maça, hah soğutucu diyordum! donduruyor ama kaslar gevşeyince başlıyor ağrı; yaparlar umarım bunun daha uzun süreli kalanını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;"bir çiçek duruyordu, orda, bir yerde, &lt;br /&gt;bir yanlışı düzeltircesine açmış; &lt;br /&gt;gelmiş ta ağzımın kenarında &lt;br /&gt;konuşur durur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir gemi bembeyaz teniyle açıklarda, &lt;br /&gt;güverteleri uçtan uca orman; &lt;br /&gt;aldım çiçeğimi şurama bastım, &lt;br /&gt;bastım ki yalnizlığımmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir başına arşınlıyor bir adam mavi treni &lt;br /&gt;keşke yalniz bunun icin..."&lt;/em&gt; (kullansaydım soğutu ile siliciyi...)-deniyorum en azından, olacak bu şiir, az kaldı bulucam o sen/o son kelimeyi!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-5552507116176244409?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/5552507116176244409/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=5552507116176244409&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/5552507116176244409'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/5552507116176244409'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/01/sotucu-silici-arasnda-gidip-geliyorum.html' title='soğutucu-silici arasında gidip geliyorum, deniyorum en azından...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-3078869617530053583</id><published>2008-01-18T00:05:00.000+02:00</published><updated>2008-01-18T00:25:33.425+02:00</updated><title type='text'>gucur gucur ediyor kafamın içi, öldüremedim seni</title><content type='html'>iç ses denen şey önemlidir; size yol gösterir; göremediklerinizi gösterir, ama onu kontrol etmeyi de bilmelidir insan... sanırım  ben edemiyorum bu aralar. ishal olmuş kendileri, kafamın içini gucur  gucur inletmekte; atmak istemekte sürekli bi'şeyleri dışarı... hele ki yastığa koymaya görsün kafamı; söylevler ve demeçler başlıyor o an; tekmeliyor ve inliyor; uluyor ve küfrediyor; yaratıyor ve yeniden yaşıyor her şeyi; bi nevi reenkarnasyon-yalan olanından... ben ki uykuya teslim olmayı seven, direnemiyorum karşılarında; evet gucur gucur ediyor; gurul gurul ötesinde, daha fazlası, daha şenliklisi daha katmerlisi... o konuştukça ben susuyorum, onun konuşması beni içeri hapsediyor, onun söyledikleri beni delirtiyor, onun sesi-ta kendisi, geri gelmiş demek! sensiz diyor, yaşanmıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seni öldüremedim bi'türlü, kendimi de; şimdi beni sokakta takip ediyorsun gölge gibi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-3078869617530053583?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/3078869617530053583/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=3078869617530053583&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/3078869617530053583'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/3078869617530053583'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/01/gucur-gucur-ediyor-kafamn-ii-ldremedim.html' title='gucur gucur ediyor kafamın içi, öldüremedim seni'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-5588039803334262934</id><published>2008-01-11T14:00:00.000+02:00</published><updated>2008-01-11T14:04:59.614+02:00</updated><title type='text'>kaçış hatları</title><content type='html'>Yarattığımız kaçış hatları üzerinden, bizi saran sistemde gedikler açıyoruz ki hava alabilelim. O hatlarda derin çekilen bir nefes, sonra diplere dalmaya devam; hayatta kalabilmek için onu oyuna getiriyoruz, sadece bir oyun, bunun farkındayız; ama peşinden sürüklenmeyi seviyoruz bu oyunun; standartları ofsayta düşürüp, yeniden başlatıyoruz oyunu. kaçış hatlarına deplase toplar ve kontraataklarla gol aramaya devam...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-5588039803334262934?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/5588039803334262934/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=5588039803334262934&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/5588039803334262934'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/5588039803334262934'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/01/ka-hatlar.html' title='kaçış hatları'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-9180125598438809541</id><published>2008-01-04T23:41:00.000+02:00</published><updated>2008-01-04T23:57:29.670+02:00</updated><title type='text'>atılacak adımlara dikkat...</title><content type='html'>kar yağdı ve anıları örttü. geçmişten sert bi rüzgar ardından ve kayıp düşmek için net bir zemin: aman dikkat adımlara! ardından çıkacak yalancı kış güneşi vıcık vıcık edecek onları ve yalancı ve nankör ve vicdansız bir güneş ve basıp geçmek için üstlerine yeterli bir izin, yalancı bir güven... kim onlar? hangi yabancı ülkeden gelmişler? hangi kar taneciğinin altına gizlenmişler? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kar altında koşup gitmiştim ya, halbuki bilinir, karda zordur yürümek; ben koşmuşum işte nasılsa- sevilmek sevmekten gelir inanmışım, her ne yandaysa; aşk filmlerinde olur ya; hah işte orada; kayıp düştüğümde bedenim sağlam yüreğim paramparça, her kimdeyse-neyse, aman dikkat adımlara!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen yıl yeni adımlarla başlamıştı; yeni ankaranın eski karı altında. şimdi eski ankaranın yeni karı yağdı; yine sokaklarda örtülmüş anılar; yine atılacak adımlar, yine değişecek hayat, yeniden ve yeniden aman dikkat adımlara! daha bahar var, sakın şaşırma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de "cezayir menekşesi" vardı, içinden kar geçen...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-9180125598438809541?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/9180125598438809541/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=9180125598438809541&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/9180125598438809541'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/9180125598438809541'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2008/01/atlacak-admlara-dikkat.html' title='atılacak adımlara dikkat...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-2563218509109231599</id><published>2007-12-29T22:42:00.000+02:00</published><updated>2007-12-29T23:31:07.449+02:00</updated><title type='text'>bir yıl daha biterken...</title><content type='html'>diskötek uzakta; avrupanın derinliklerinde; meydan bize kaldı: yazalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne yılbaşları geçirdim, aslında yoktular; otel odalarında; şehir meydanlarında, ne heyecanlar kanımda; sessiz; ter ve ten; arzu ve tutku; yalnızlık ömür boyu. gitme kal dediler; kalamadım; 1 yıl önce 1 yıl sonra; neydim ne oldum; kendi yarattığım canavarın esiri oldum. şimdi kanımda kimyasal bir yangı, roller değişti; omuzlarıma alıp yükselttiğim bir hayatın acısı... tam da kıçımda!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir yıl daha biterken, görüyorum ki aynı yanlışları yapmaya devam ediyorum; daha iyi yapmak için belki; pratikle güçleniyor tahayyül dünyası; etrafımdaki insanlar azalıyor gittikçe, kendi yazdığım oyunların repliklerinde... artık tek kişilik oyunlar makbul zaten, üzülmeye gerek yok belki; "tek kişiyim ben hala, ayıldım düşlerimden daha dün, ayrıldım dünlerimden daha dün". &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dünler birikiyor bir bir; acılar da içimiz de; hayat yeniden başlıyor her an; nefes alıp vermek gittikçe yorucu oluyor öte yandan; yeni bir yıl biterken; yeni bitişlere üzülürken; dünyanın da yorulduğunu hissediyorum biraz benim gibi, dünya etrafımda dönüyor sanki, ha gayret... döndürmeliyim dünyayı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(devamı &lt;a href="http://disconnectus-erectus.blogspot.com"&gt;şurada&lt;/a&gt;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-2563218509109231599?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/2563218509109231599/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=2563218509109231599&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/2563218509109231599'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/2563218509109231599'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/12/bir-yl-daha-biterken.html' title='bir yıl daha biterken...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-5163240956990392217</id><published>2007-12-27T22:20:00.000+02:00</published><updated>2007-12-27T22:23:05.583+02:00</updated><title type='text'>diskötek'e mektup</title><content type='html'>Çok sevgili dost diskötek, zat-ı alinizin Ankara sathını terk etmesinden bu yana coğrafyamız önemli sarsıntılar atlatmakta; zelzele hadisesi ayaklarımızı titretiyor; gece yataktan kaldırıyor; hayır kandaki kimyasalların neticesi diyecek oldum duruma ama fiiliyat, tahayülün ötesine geçti, aciz bünyelerimizi sarstı ve kendine getirdi; geceyi müteakip kahvaltı soframızdaki çay da sallandı az evvel... Böyle işte; sağlam zemine basmak için dönüşünüzü beklemekte ancyra... &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;(...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutlu saatler diliyorum, sana ötekine berikine ve tüm Schengen ülkelerine...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-5163240956990392217?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/5163240956990392217/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=5163240956990392217&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/5163240956990392217'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/5163240956990392217'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/12/diskteke-mektup.html' title='diskötek&apos;e mektup'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-6890666230111172796</id><published>2007-12-25T00:25:00.000+02:00</published><updated>2007-12-25T00:43:21.605+02:00</updated><title type='text'>gitmek-beklemek</title><content type='html'>durup dinlenmeliyim belki biraz; yalnızlığın ve parasızlığın tadını çıkarmalıyım; sanki yapmadığım bir şey; en tecrübeli olduğum konu bu: olsun, daha iyi yapabilmek için çokça pratik yapmak lazım. Aslında yolda gittiğime inandığım zamanlar yerimde sayıyordum belki ya da o kadar hızlı gidiyordum ki hissetmiyordum gittiğimi... yoldan yana-yolun yanında-yolcu olduğumu söylemiştim bir seferinde; kaydetmiştim buraya da; ama şimdi durup beklemenin yanında mı olmak gerek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;durup beklerken aklıma gelen, aslında gidiyor olmam gerekirdi; çukurova mavi dedi ki; "anadolunun bağrından memleketine kavuştururum seni, doğmadığın ve doymadığın o yer ne kadar seninse işte ama ye sen yolda arınabilir misin geçmişinden kuruntularından?" Diyorum ki "başka biri olsam mutlu olur muyum; denedim ve tepti silah, kustu attı beni dışarı, içine sığındım hayal, yalan mıydı bütün bunlar?" diyor ki "senden başka biri ancak senin küllerin olabilir, sen o küllerden geçebilirsin daha öteye, ben ancak bunu biliyorum".&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-6890666230111172796?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/6890666230111172796/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=6890666230111172796&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6890666230111172796'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6890666230111172796'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/12/gitmek-beklemek.html' title='gitmek-beklemek'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-3439149780623180933</id><published>2007-12-13T00:52:00.000+02:00</published><updated>2007-12-13T01:18:48.787+02:00</updated><title type='text'>30 yıl olmuş öleli: yaşamalı ve burunlarından getirmeli.</title><content type='html'>2002 yılıydı; bir şeyler değişiyordu; bir şeyler akıyordu; ki o zamanlar böyle yyy sorunsalım yoktu-başka şeyler vardı ama sorular artıyordu; geçmişle bağ kopuyordu, ne kadar olabilirse işte, okuyordum-okuyordum-iyi okuyordum; bir yandan çelişkiler netleşiyordu, kutuplar beliyordu; derken bi yerden başladım-&lt;em&gt;korkuyu beklerken&lt;/em&gt;-ki bir şeyleri beklediğim ortaydaydı-halen öyle, bu debelendiğim çamurdan çıkmalıydım-ama olmadı; neyse; memleketin çeşitli köşelerinde, beytepede sırada, toroslarda bir çam altında, çukurovada varoşunda bir balkon kuytusunda, otobüs koltuğunda, tren vagonunda; her neyse, okudum, sonra &lt;em&gt;tehlikeli oyunlar&lt;/em&gt;, sınırdaki oyunlar, kendi kendine konuşmalar- ki istanbuldaydım o zamanlar-sonra artvin; sonra işte o: &lt;em&gt;tutunamayanlar&lt;/em&gt;. başladı ve bitti. her şey çok çabuk oldu; ama iyi oldu. başlayan ve biten başka şeyler de vardı; denk geldi, cuk oturdu, yeni bir çerçeve oldu, anahtar kelimeler değişti, imgelem değişti, artık yeni bir dil kullanıyordum sanki ve bünyeme zerk olmuştu, kanımda dolaşıyordu, beni çepeçevre sarmalıyordu ve evet onu taklit etmeye başlamıştım-bu dili daha iyi pratik etmeliydim ve hayır dediklerim vardı, reddettiklerim ve evet çelişkilerim vardı ve bunlarla birlikteydim: kabul, bir ben vardı içeride; yaşıyordum onunla-ölüyordum dışardakiyle, onun gibi bi şeyler söyleyenler daha vardı, örtüşüyordu... sonra &lt;em&gt;eylembilim&lt;/em&gt; ve &lt;em&gt;günlük&lt;/em&gt; diye devam etti; zaman akıp gitti; ben büyüdüm ve kirlendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;derken aşık oldum; bi tarafımı tercih ettim ama öte yan kendini unutturmadı, tekmeledi ve uludu; ay ışığında gün ışığında, beni yaşattı ve öldürdü... düşünmekten yapmaya fırsat kalmıyordu, gittikçe korkaklaştım ve beceriksizleştim, ey insanlar nerdeydiniz; anlam dünyanın en anlamsız şeyiydi beni ona terk ettiniz; büyüdüm ve bulut oldum, yağdım gürledim, kendi kendime ettim ne ettiysem-etmiş oldum-kaçamadım, yıllar geçti ve ben ordaydım, hayatın içinde; kimse bana yardım etmemişti, kimse bana bundan sonrası senin biz yokuz dememişti ama ben ordaydım; durdum ve havayı kokladım, kötü kokuyordu, karanlık odada kara kedi avladım-el yordamıyla yaşadım ve evet buldum hayır o beni buldu, hayalimdeki adsız kadın ad buldu, evet artık oluyordu hayır artık olmuyordu; beni çiğnedi ve kustu; kustu; kustu; mutlu saatler ve renkli dünyalar adına, beni kendime getirdi. beni tersime çevirdi. beni serseme çevirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benle tanıştığında öleli 24 yıl olmuştu; şimdi 30 yıl. zaman geçiyor; ben onla tanıştığımda doğan çocuklar ilkokula gidecek; ölenler oldu, kalanlar oldu; ben bir başka ben oldum; ölüp ölüp yoruldum. evet, &lt;a href="http://home.arcor.de/oguzatay/"&gt;oğuz atay&lt;/a&gt; öleli 30 yıl oldu; o öldüğünde doğanlar şimdi eşşek kadar adam; evet yaşamalı ve burunlarından getirmeli onların; onun için, onun adında. yyy. seni daha iyi anlıyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-3439149780623180933?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/3439149780623180933/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=3439149780623180933&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/3439149780623180933'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/3439149780623180933'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/12/30-yl-olmu-leli-yaamal-ve-burunlarndan.html' title='30 yıl olmuş öleli: yaşamalı ve burunlarından getirmeli.'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-4695828616403498894</id><published>2007-12-09T21:20:00.001+02:00</published><updated>2007-12-09T21:20:52.094+02:00</updated><title type='text'>mırra</title><content type='html'>Evlerimizin çok da güvenli olmadığını farkediyoruz, güvenli dediğimiz alanları gözden geçirirken. Nerede olmamız gerektiğine dair bir ipucu ararken çarpışmalardan oluşan deneyimlerimizin arasında, şehrin birçok köşesi çoktan ele geçirilmişken... &lt;br /&gt;-------&lt;br /&gt;Verdiğin selamı almayan kişinin ardından havada kalan elin yalnızlığı gibi; mutluluk sonrası ani ve küçük bir hüzün. Henüz yanımdan geçmişti, koklayabildiğim sadece ceketinin soğuk kumaşıydı, biraz da kendine has esansı. Kulağın altından gömleğin yakasına kadar inen bir parça tene takıldı gözüm. Geçti gitti işte, diğerleri gibi. Buna benzer rüyaları sık sık görürüm, yoksa kabusları mu desek? Onu gördüğümde mırrrrrrr diye bir ses çıkardım, elimde olmadan. Sağolsun Urfalı arkadaşlar hemen mırra getirdiler ve midemi delmesine ramak kala bir sigara içip ruh halimi terkettim. Yaşamak böyle işte, bazen paltonu alıp hemen çıkmak gerekiyor kendine zarar vermeden önce. Çünkü ne yaralanmak isteyecek kadar çarezisizim ne de hergün aynı hüsranı yaşamak hoş birşey. -Demek öyle? -Evet, hergün aşık oluyorum ve bir ton patırtı. Hey özür dilerim, kötü bir intiba bırakmak istemezdim üzerinizde. Ne yapabilirim ki? Yalan söylesem kendimi affetmem, gerçekleri söylesem benden uzaklaşırsınız kaşla göz arasında (ki bu bana göre gerçekten de kısa bir zaman dilimi).&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-4695828616403498894?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/4695828616403498894/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=4695828616403498894&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4695828616403498894'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4695828616403498894'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/12/mrra.html' title='mırra'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-2012565989367705481</id><published>2007-12-06T00:13:00.000+02:00</published><updated>2007-12-06T00:46:06.072+02:00</updated><title type='text'>bir şeye karşı koymaktır...</title><content type='html'>...aşk. hmm, duymuştum şehirdeydim. şehirlerden bir şehirdeydim; indim. gittim geldim; aradım buldum; kibritin yanan ucundaydım. kibritin yanmayan ucunda kaldı. geçmiş oldu. geçmiş oldum. geçmiş oldun. neydim, ne oldum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu kadar şarkı-şiir bu yüzden varmış demek ki dünya yüzünde; saçmaladım yine. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün yağmur bir kadın saçı; dinliyorum dinliyorum; yalnız yatıyorum yine. yyy. onca ayın bedelini ödüyorum, ödeyeceğim, daha çok dinleyeceğim yağmuru- uzanırken, sen uzaktsın ben uzanmış olacak daha çokça kere, ve sonra kar yağacak daha, anıları örtemeyecek başka şeyleri örtse de, neyse ki anılar bizi yalnız bırakmaz. teselli bul türküsünden, hepsi biter-hayat kalır. böyle durumlarda ne denir? yüzünü dökme, denir belki; yalnız sen misin bi düşün-unutan sevilmeyi; gözleri getirin gözleri-birleşip salı verelim iki tek gölgeyi. içeriden yeni çıktım- dünya almıyor beni. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir şeye karşı koymaktır: belki de sessizliğe. bu boş evin sessizliğine, gözlerime yüklenen sıvı basıncına, mideme binen ağırlığa, boğazıma takılan kelimelere, kendime, kendine, ödeşmeler bitmiyor, onlara da karşı koymak lazım, eve yalnız dönenlere karşı koymalı bir de; ısrarla çevirmeli yollarından. yyy. çiçekçilerin önünden başı eğik geçenlere, bir başına kahvaltı edenlere. tek ve güçlü, diyenlere. ama ne yaparsın, karılmış harcımız yalnızlıktan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazdım suyun üstüne: bir şeye karşı koymaktır kolaj. yalan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-2012565989367705481?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/2012565989367705481/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=2012565989367705481&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/2012565989367705481'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/2012565989367705481'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/12/bir-eye-kar-koymaktr.html' title='bir şeye karşı koymaktır...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-3929528277675258345</id><published>2007-11-26T21:40:00.000+02:00</published><updated>2007-11-26T22:03:36.533+02:00</updated><title type='text'>tecrübesiz (6 piyon)</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.seksenliyillar.com/resimler/solotest.jpg"&gt;solo test&lt;/a&gt;'te altı piyon bırakmanın ünvanı tecrübesiz'dir. (geçenlerde almıştı, beraber oynardık) o seviyeyi simgeleyen bir de fotoğraf vardır eski versiyonlarında; küçük bir çocuk, hah işte o benim! (memnun oldum). &lt;a href="http://disconnectus-erectus.blogspot.com/2006/05/bir-ben-var-iimde.html"&gt;korkak ve beceriksiz bir hayvan&lt;/a&gt; olmamın yanı sıra tecrübesizlik de beni 100 mt. öteden ayırt eden bir özelliktir. "küçüğüm, daha çok küçüğüm, o yüzden hatalarım". O, gezip tozup, en güzel günlerini yaşarken bensiz, ben el yordamıyla bu miyop yaşama alışmaya çalışıyordum, hala çalışıyorum; "bütün o sanki'ler beynimdeki jankiler, bitmeyen eskizler, bitmezler..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olay bundan ibaret işte, bir türlü 6 piyonu geçemiyorum, normalliğe adım atamıyorum, halbuki 5 piyon'daki o kravatlı abiyi sevmişimdir her zaman. O, üçlere ikilere geldi; ben altıda gezinip duruyorum; altı üstü bir hayat, beceremiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;solo testler, kendimle testler, kendimi hizaya çekişlerim, kendime biraz acısam demiştim ya geçenlerde, hani severdim dünyayı biraz daha demiştim; şimdi O, &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=qmfA32VOkwk"&gt;okyanusta bir damlaya dönüşürken&lt;/a&gt; (beni &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=tasiran+damla"&gt;taşıran damla&lt;/a&gt;ydı bir zamanlar- şimdi bomboşum), ben piyonlarımla başbaşa birden altıya kadar sayıp duruyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-3929528277675258345?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/3929528277675258345/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=3929528277675258345&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/3929528277675258345'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/3929528277675258345'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/11/tecrbesiz-6-piyon.html' title='tecrübesiz (6 piyon)'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-3718639944930673517</id><published>2007-11-22T00:37:00.000+02:00</published><updated>2007-11-22T00:42:37.238+02:00</updated><title type='text'>büyük hayaller</title><content type='html'>her zaman bir yerlerde duyarım bunu (belki de kendi kendime çok sık tekrarlıyorum); "büyük hayaller büyük hayal kırıklıkları yaratır". ortalama birisi olmanın sırrı da tam burada, ne büyük hayallerin olsun, ne de büyük hayak kırıklıkların.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanırım bu seçeneği geçiyoruz hep... bizi beslediği için hem büyük hayallere hem de büyük hayal kırıklıklarına ihtiyacımız var. dur ya, yoksa kendimi mi kandırıyorum ben?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"mutlu insanların hikayeleri yoktu"*&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;br /&gt;richard brautigan bir kitabının arka kapak yazısından&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-3718639944930673517?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/3718639944930673517/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=3718639944930673517&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/3718639944930673517'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/3718639944930673517'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/11/byk-hayaller.html' title='büyük hayaller'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-6190454621723197992</id><published>2007-11-16T00:18:00.000+02:00</published><updated>2007-11-16T00:21:07.173+02:00</updated><title type='text'>"henüz onlar bunları bilmiyor"</title><content type='html'>zaten burda anlatılmışı var, hesabı; acıya ortak; günün anlam ve önemine bianen:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;güzel günler geçirdik,her yer günlük güneşlik&lt;br /&gt;yarım yamalak seviştik,henüz çok gençtik&lt;br /&gt;öğrenciydik mutluyduk filan falan&lt;br /&gt;yerde kalmış vicdan izleri arasından&lt;br /&gt;öldürmedim bak kendimi&lt;br /&gt;bu kalp acısı dedikleri&lt;br /&gt;dünyanın sonu değilmiş meğer&lt;br /&gt;devam ettim koşmaya,yalın ayakla&lt;br /&gt;henüz onlar bunları bilmiyor&lt;br /&gt;sen yoksun yüzüm gülmüyor&lt;br /&gt;henüz onlar bunları bilmiyor&lt;br /&gt;sen yoksun böyle olmuyor&lt;br /&gt;&lt;em&gt;yalnızca kastettim öldürmeye geçmişi&lt;br /&gt;hiç bir iz bırakmadan çekip de gitmeyi&lt;br /&gt;herkesin gözü önünde azettirdim kendimi&lt;br /&gt;erir dedi doktor,depresyon kar gibi&lt;br /&gt;öldürmedim bak kendimi&lt;br /&gt;bu kalp acısı dedikleri&lt;br /&gt;dünyanın sonu değilmiş meğer&lt;br /&gt;devam ettim koşmaya,yalın ayakla&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;(kesmeşeker/insülin)&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-6190454621723197992?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/6190454621723197992/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=6190454621723197992&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6190454621723197992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6190454621723197992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/11/henz-onlar-bunlar-bilmiyor.html' title='&quot;henüz onlar bunları bilmiyor&quot;'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-9061669913498195911</id><published>2007-11-12T12:44:00.000+02:00</published><updated>2007-11-14T21:30:40.168+02:00</updated><title type='text'>kendime bir trajedi yazarı arıyorum</title><content type='html'>hayatımı değiştirmek için attığım adımların sonunda geldiğim yer uçurumun başı ya da sonu. bundan sonra atılacak adımlar için umut vaat etmiyorum. deneyip, yeniliyorum, daha iyi yenilmek için; "kendime bir trajedi yazarı arıyorum", çünkü bunlar kayıtlara geçmeli bir üçüncü şahsın gözünden. bu saçmalık taçlanmalı artık. bunca çelişki, bunca komedi, bunca ironi boşa gitmemeli. ya çektiğim söylevlerin beyhudeliği?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sirenler çaldı yine ve 25. yaşımı kutladı. kulaklarımda uğuldadı durdu yeni bir hayatın doğum sancıları, evet hayat yeniden başladı, hayat yine başladı nedense, "sanki bir tren raydan çıktı vücudumda". neyse ki son istasyon çok yakın, yardım çığlıkları duyuluyor hala...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"sen acının sınırları olduğuna inanır mısın?"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-9061669913498195911?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/9061669913498195911/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=9061669913498195911&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/9061669913498195911'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/9061669913498195911'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/11/kendime-bir-trajedi-yazar-aryorum.html' title='kendime bir trajedi yazarı arıyorum'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-6010750370674785755</id><published>2007-11-08T20:20:00.000+02:00</published><updated>2007-11-08T20:50:03.646+02:00</updated><title type='text'>"rüya gibi iki gece"nin ardından...</title><content type='html'>onun "rüya gibi iki gece"sinin üstünden bir hafta geçecek önümüzdeki iki gün ve ben bir adım daha ilerleyeceğim, derken düşeceğim belki, ya da geri geleceğim, çünkü git git ancak buraya gelirsin geri, "kafam batı yüreğim doğu": ikisi tam bir bütün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında bunu hak etmek için hiç bir şey yapmamıştım, aslında onu hak etmek için çok şey yapmıştım, aslında adaletin bir terazisi varsa evet dengeye geliyor yavaşça, aslında saçmaladığımın farkına vardıkça daha iyi oluyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;affettim ve büyüdüm. çeyrek asırlık çınarız bugüne bugün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hiç bi' şeyin değişmeyeceğini bilerek, ağzımdaki demir leblebiyi çiğneyerek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"kesiklerimden damlar, sessizlikler, çığlıklar"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karanlık ve uykusuz iki gecemin ardından bir hafta geçecek önümüzdeki iki gün; sonra biraz daha büyüyeceğim kasım'ın kasıklarında... "çocukluğumun soğuk geceleri"nden gençliğimin ikinci yarısına...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-6010750370674785755?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/6010750370674785755/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=6010750370674785755&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6010750370674785755'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6010750370674785755'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/11/rya-gibi-iki-gecenin-ardndan.html' title='&quot;rüya gibi iki gece&quot;nin ardından...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-5235496558216274451</id><published>2007-10-19T23:15:00.000+03:00</published><updated>2007-10-20T00:07:18.066+03:00</updated><title type='text'>facit daire (=fasit daire)</title><content type='html'>facit'i bilir misiniz? hani şu hesap makinesi-kasa kıvamındaki alet... bas bas kolu çevir, tıkır tıkır, abdullah tıkır (avukat), pırrrrrttt, kağıt çıkarır; hah işte o. ben bilirim, gördüm o günleri bin şükür, hakan şükür (futbolcu-tutucu).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de daire vardır, dön dolaş aynı yerdedir, en zıt iki ucu ("kafam batı, yüreğim doğu")birbirinin dibindedir, uzağa gidemez, tükürse sakal-bıyıktır  yani... 360 derecedir, içine üçgen, kare vs. yerleştirilip ÖSS (öğrenci silkeme sınavı) sorularına konu olur, onu teğet geçenler veya iki noktada kesenler vardır (dosdoğrudur onlar), merkeze uzaklığı eşit noktalardan oluşur. hah işte o! (hah ha ha)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de fasit daire var. kelime benzerliği, çevir çevir bi şeyler çıkaran ama dön dolaş aynı yerde duran. hah işte o benim. memnun oldum (disconnectus erectus). aynı saçmalıkları takip etmekten dönüp dolaşıp kendime çarpan, her seferinde özür dileyip yine yapan, aynı suda sonsuz kere yıkanan, "işte o bendim kafam şarabi..." (cenk taner). değişmek, değişmek, değişmek: imkanısızı istemek (gerçekçi ol, imkansızı iste!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendini aşmak, kendini yenilemek, kendini geçmek ve kendine tur bindirmek... dünya etrafında dönen güneş. 7 yıl 52 gün 365 hafta. her şey karışıyor birbirine bu benzerlikte, güneş doğuyor ve batıyor ha bire (bi dur, bi bekle!).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diyeceğim odur ki, somut şeylerden bahsetmeyi ben de isterdim ama yanlış hayat doğru yaşanmaz ki... (adorno)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-5235496558216274451?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/5235496558216274451/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=5235496558216274451&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/5235496558216274451'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/5235496558216274451'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/10/facit-daire-fasit-daire.html' title='facit daire (=fasit daire)'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-8717835224398580181</id><published>2007-10-05T13:40:00.000+03:00</published><updated>2007-10-05T13:54:05.404+03:00</updated><title type='text'>bir tek kare pantolonum eksikti</title><content type='html'>geldi işte sonbahar, havalar serinlemese de hala; takvimler öyle söylüyor. yazın durgunluğuna inat, hayat yeniden başlıyor; doğanın gidişatına inat, yeniden yeşilleniyor dallar benim için. yaz sonuna doğru öyle süngerleştim ki bir tek kare pantolonum eksikti, zaten yaş da geçti giyilmez artık öyle kısa şortlar, gerçi bacaklarım hala çelimsiz... şimdi üşüme, titreme ve kendine gelme zamanı, nerdeyiz ve nerelerdeyiz hatırlamalı, yazıp okumalı-çizip üretmeli; ha gayret...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-8717835224398580181?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/8717835224398580181/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=8717835224398580181&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/8717835224398580181'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/8717835224398580181'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/10/bir-tek-kare-pantolonum-eksikti.html' title='bir tek kare pantolonum eksikti'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-7796862865460372698</id><published>2007-09-17T01:35:00.000+03:00</published><updated>2007-09-17T01:49:47.329+03:00</updated><title type='text'>gezegen dünya uzakta</title><content type='html'>gündüzlerin değeri biline dursun (ya da değeri yüceltile dursun), geceleri kimse iplemez. geceleri unutturmaya çalışıyorlar, tuhaf bir biçimde yaşamamızı engelliyorlar. ince ve yeni bir iktidar biçimi... oysa gece ne kadar kendi halinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her halde speed kullanan birisi olsaydım tam anlamıyla yaşayabilirdim geceyi (suratım tanınmaz hale gelebilirdi, gerçekten "bir rüya için ağıt" dökmeye gerek yok). ama gece genellikle gün ışığının yorgunluğunu tadıyor şu yıldızlar. gündüzleri uyusam sadece geceleri yaşasam... amma ve lakin bir süre sonra eski haline getiriyorlar adamı. okula git, şunu yap, buraya uğra...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geceleri bütün ulaşım araçları da uyuyor, uyutuyorlar. geceleri çıkmayalım diye. yürümeye kalksan köpekler kovalayacak (belediye diziyor onları, hatta onlara insan etinin güzel olduğu fikrini aşılamış). oysa gece ne kadar kendi halinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;soruyorum kendime, herkes gece yaşasaydı o zaman gün ışığının yorgunluğundan ay ışığının yorgunluğuna mı sürüklenirdik. mmm... boşver. herşey böyle devam etsin. kimse bozmasın yaşantısını ki sakin olsun kaldırımlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne demiş billy corgan: days are much too bright, we only come out at nights.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne boş bir yazı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-7796862865460372698?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/7796862865460372698/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=7796862865460372698&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/7796862865460372698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/7796862865460372698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/09/gezegen-dnya-uzakta.html' title='gezegen dünya uzakta'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-6181092774925750201</id><published>2007-09-05T13:22:00.001+03:00</published><updated>2007-09-05T13:26:42.589+03:00</updated><title type='text'>eksik-yanlış-yorgun...</title><content type='html'>ne yazabiliyorum ne okuyorum; o görevi diğer parçaya devrettim sanırım; hele bi geçsin tezden... yaz sonu yorgunluğu, evde oturmanın yorgunluğu, 3 günlük tatilin yorgunluğu; neyse ki hala kalp kırabiliyorum, dilim bi karış; bi yerlerden sızıyor hala kan: hayattayım! demek ki yol değiştirirken beklenen radikal değişime bünye o kadar da hazır değilmiş, diyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yeni bir döneme yeni evde girerken eski ankarada, eski alışkanlıklardan bi türlü kopamamanın kızgınlığını taşıyorum içimde. kafamı bi türlü rahatlatamamanın, sürekli bi şeyleri yanlış yaptığımı düşünmenin...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-6181092774925750201?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/6181092774925750201/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=6181092774925750201&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6181092774925750201'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6181092774925750201'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/09/eksik-yanl-yorgun.html' title='eksik-yanlış-yorgun...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-5352077114766133213</id><published>2007-07-12T21:20:00.000+03:00</published><updated>2007-07-12T21:37:17.101+03:00</updated><title type='text'>gün doğumu</title><content type='html'>24, 25, 26...tesbih tanesi değil, kafa yaşı, belki biriken göz yaşı; içten içe, alttan alta, daldan dala, geçip giderken tenler arasında, terler arasında, şeyler arasında- bir yere varmadan öylece; bi anlamı vardır elbet öyle saç sakal, tribal, göt göbek, diskotek; ışıklar yanar söner, pick and down, loop... bulunur gökyüzündeki partiye merdiven, merak etme, elele... hayalkırıklığı, şapkandaki tüy olsun; dost-um s.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-5352077114766133213?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/5352077114766133213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=5352077114766133213&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/5352077114766133213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/5352077114766133213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/07/gn-doumu.html' title='gün doğumu'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-8961347295249050431</id><published>2007-06-23T22:41:00.000+03:00</published><updated>2007-06-23T22:47:53.306+03:00</updated><title type='text'>kafa kağıdı</title><content type='html'>adı: disköttektus&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baba adı: hayal kırıklığı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ana adı: kuştüyü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;doğum tarihi: geçmiş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;doğum yeri: yabancı bir yer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uyruk: kaybedenler kulübü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dini: s.o.s&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-8961347295249050431?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/8961347295249050431/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=8961347295249050431&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/8961347295249050431'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/8961347295249050431'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/06/kafa-kad.html' title='kafa kağıdı'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-8450178124299572584</id><published>2007-06-22T21:08:00.000+03:00</published><updated>2007-06-22T21:15:30.914+03:00</updated><title type='text'>yabanci bir gezegenden tuhaf haberler</title><content type='html'>elimde buruşuk bir kağıt... üzerinde bana göderilmiş bir mesaj, tuhaf bir haber. yere yıkılsam mı mı yoksa aslında-yerle-bir-olmuş-da-yıkılmıyormuş-gibi-yapangillerden mi olsam? titremeye bile fırsatım yok gibi. para iadesi bile olmayan nefis bir kazık, fallik bir imaj benim gözümde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;elimde buruşuk bir kağıt... ne yapacağımı bilmeden bakıyorum sağa sola. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-disconnectus, ne oldu az önce?&lt;br /&gt;-alışmalısın buna diskötek...&lt;br /&gt;-nasıl?&lt;br /&gt;-hayal kırıklığı şapkandaki tüy olsun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yabancı bir gezegenden tuhaf haberleri izlediniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-8450178124299572584?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/8450178124299572584/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=8450178124299572584&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/8450178124299572584'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/8450178124299572584'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/06/yabanci-bir-gezegenden-tuhaf-haberler.html' title='yabanci bir gezegenden tuhaf haberler'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-5399969513730238194</id><published>2007-06-11T05:55:00.000+03:00</published><updated>2007-06-11T05:59:15.870+03:00</updated><title type='text'>zararlı hayat...</title><content type='html'>Zamanın ve mekanın dışında bir noktada beklemek, bir kara delik, yutmak herşeyi, içinde biriktirmek; derin bir nefesle tekrar dönünceye kadar hayata… Nefes almak isteği, kimi zaman kendi engellerin takılsa da… ördüğün kozanın seni boğduğunu bilerek yaşamak; bir delik açıp oradan sızan ışıkla yetinmek hınzırca. Kendinin bile sığmadığın alanlara, birilerini almak; onu büyütmek-kimi zaman kusmuğunla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekmeler ve atar seni dışarı, pisliğinle baş başa kalırsın; içindeki hayvanla tanışırsın, aslında hayvanın tekisindir, köpekleşmişsindir, bu bedeni kendinin sanırsın aslında bir maskedir; kendine tutulan  ayna, din değiştirmedeki karmaşa, hala inanılacak bi şey var mı yoksa inançsızlığın cezası mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl değişebilirsin, nasıl değiştirebilirsin; nasıl atabilirsin içindeki katranı; başkasına bulaştırmadan tüketebilir misin bu sanrıyı? Çekip gitmem mi gerekiyor, bu hayvanlığı tek başıma tüketmek için; kalıp eğitmem mi gerekiyor kendimi; evcilleşmem? Uyanıp baksam kendime yeniden ve yeniden kendime baksam uyanıp.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-5399969513730238194?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/5399969513730238194/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=5399969513730238194&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/5399969513730238194'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/5399969513730238194'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/06/zararl-hayat.html' title='zararlı hayat...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-6932664411848903340</id><published>2007-05-08T13:12:00.000+03:00</published><updated>2007-05-08T13:16:28.513+03:00</updated><title type='text'>burada,benimle,onunla...</title><content type='html'>burada olmak, var olan ve nefes alan; yeni bir alan bu; alıpveremediği kendiyle... burada olmak, benimle, benle, bence, bense... yeniden doğmak ve doğurulmak, boşalıp dolmak arka arkaya, ebeliğini yapmak yeni bir hayatın her solukta; geçmişten kopup geleceğe yaklaş. yavaş. atılan adımlar geçmişin tedirginliğinde, yeni bir kentin yeni caddelerinde; burada olmak, onunla, birlikte. yoğurulmak, kıvama elmek; yavaş yavaş. iki etti bu. ikileme etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sakin olmalıyım, burada, benimle, onunla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-6932664411848903340?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/6932664411848903340/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=6932664411848903340&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6932664411848903340'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6932664411848903340'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/05/buradabenimleonunla.html' title='burada,benimle,onunla...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-8825851495729355906</id><published>2007-04-19T15:03:00.000+03:00</published><updated>2007-04-19T15:06:50.097+03:00</updated><title type='text'>katrankara</title><content type='html'>kabuk bağlayan yaraların çatlaması; sızan katran sarar seni boydan boya, sonra takılır düşersin tüy dolu havuza; gündüz feneri olursun yollarda; iki yıl gezersin üç yıl... "çok değil üç beş sene evvel, anlamıştık bir kere, biz muhtacız ateşlere!" katran-tüy olunca üstün başın, ateş alıp tutuşman kolay oluyor; sonra bekle ki kurusun kabuklar, dinsin katran sızıntısı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-8825851495729355906?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/8825851495729355906/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=8825851495729355906&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/8825851495729355906'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/8825851495729355906'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/04/katrankara.html' title='katrankara'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-3906235863961942660</id><published>2007-04-03T01:29:00.000+03:00</published><updated>2007-04-03T01:34:16.608+03:00</updated><title type='text'>vay be, iki yıl olmuş</title><content type='html'>ama hala aynı bokun farklı tonlarındayız... öyle mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saçmalığın iki kavramı ikici yılını çeşitli etkinliklerle kutluyor. öncelikle disconnectus erectus bey'le telefon görüşmesi ve ardından günün anlamszılığına ve önemsizliğine ilişkin konuşmalar, ardından erectus bey'in hayatına geri dönemesiyle devam eden etkilikler, diskötek bey'in son bir sigara içip yatmasıyla sona erecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diskö-nnektüs erectus&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-3906235863961942660?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/3906235863961942660/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=3906235863961942660&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/3906235863961942660'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/3906235863961942660'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/04/vay-be-iki-yl-olmu.html' title='vay be, iki yıl olmuş'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-4851145215052567040</id><published>2007-04-03T01:13:00.000+03:00</published><updated>2007-04-03T01:28:53.355+03:00</updated><title type='text'>neler oluyor, olmuyor, olmak istemiyor...</title><content type='html'>baş ağrısı için ilaç kullanmaktan çekinen bir tavırla devam ediyorum kaldığım yerden. üfleyerek yediğim yoğurt da uyku getirmekten başka bir işe yaramıyor. kendimi sayfaların arasına gömüyorum, kimsenin ilgilenmediği birkaç yüz fotoğrafla ilgileniyorum. hayatımı kurtaracak bir formülü gizlemedikleri kesin olan birkaç yüz fotoğraf...  arasıra fotoğraflardaki insanlar konuşuyor benimle: "defol git", "rahat bırak bizi", "kendi sorunların bizi ilgilendirmiyor", "nerey kadar kaçacaksan kaç, umrumda değil", "brezilya mı, güldürme beni"... onları ait oldukları sararmış sayfalarda bırakıyorum. en azından onlar rahat etsin ha!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;açınca gözlerimi, o bildik-bilmedik manzara "hoşgeldin" diyor 7-8 duyu organıma seslenerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tırnaklarımın arasını simsiyah yapan kirli kitap ciltleri, pre-matüre asansör modelleriyle çıkılan katlar, insanın psikolojisini bozmayı rahat rahat gerçekleştirecek basık ve güneş almayan odalarda çalışan insanlar,  ter-deodarant-sigara kokusu, devlet malzeme ofisinin yıllanmış ofis aksesuarları... şu an bir insan daha ne isteyebilir ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha yapılacak çok iş var. en azından benim için...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-4851145215052567040?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/4851145215052567040/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=4851145215052567040&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4851145215052567040'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/4851145215052567040'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/04/neler-oluyor-olmuyor-olmak-istemiyor.html' title='neler oluyor, olmuyor, olmak istemiyor...'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-7784607465553175029</id><published>2007-03-18T16:14:00.000+02:00</published><updated>2007-03-18T16:35:40.492+02:00</updated><title type='text'>durdu zaman ve geri döndü</title><content type='html'>olanla bitenin yoğun mücadelesi, dişediş bir maç, insanlar-toplantılar, toplaşmalar, dağılıp birleşmeler, sevgiler, saygılar, kaş-göz, boyun-saç/sakal, göğüs-kalça, insan parçacıkları, parçalardan bir bütün, olmuyor-olmuyor... gözleri getirin gözleri, gerisi yetersiz kalıyor; gözler-gözler, bakış, görüş, kaçış, yakalanış, dön dolaş, in çık, yüksel alçal; herşey zaman denen büyük küpün içinde, dolduramadığımız, hep sızan, hep kaçan, et parçacıkları dolu, çeperleri koyu bir zaman.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-7784607465553175029?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/7784607465553175029/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=7784607465553175029&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/7784607465553175029'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/7784607465553175029'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/03/durdu-zaman-ve-geri-dnd.html' title='durdu zaman ve geri döndü'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-6008463812072766131</id><published>2007-01-31T01:05:00.000+02:00</published><updated>2007-01-31T01:23:58.981+02:00</updated><title type='text'>karar ver-uygula-hayatını değiştir.</title><content type='html'>içinde örtbas etmeye çalıştığın şeyleri hatırla; onların sana acı vermesine izin verme; onları yaşamın yap; karar ver-uygula-hayatını değiştir; yeni bir hayatın tohumlarını at; kendini hatırla.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-6008463812072766131?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/6008463812072766131/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=6008463812072766131&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6008463812072766131'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/6008463812072766131'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/01/karar-ver-uygula-hayatn-deitir.html' title='karar ver-uygula-hayatını değiştir.'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-116882766856593545</id><published>2007-01-15T04:20:00.000+02:00</published><updated>2007-01-15T04:21:08.583+02:00</updated><title type='text'>Hazır Çorba</title><content type='html'>"1 dakikada çorbanız hazır", kadar da mühim meseleler üzerine eğiliyorum bu akşam. Kafamda karman çorman olmuş vaziyette duruyor; hazır çorba, suyun sıcaklığı, oturma odasına kadar olan mesafe, oturacağım koltuk, fincanı tutacağım el, sağ, sol...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mühim meseleler etrafında dönüyor dünya, yerel bir rock yıldızı edasıyla yaklaşıyorum her şeye bu sabah. Çözülmesi gereken bütün sorunlar çözülecektir, geri kalanları konusunda yetkim yok... dünya dönüyor ve bu muhim meseleler. Giydiğim kostümü düşünüyorum ve ona hareket ediyorum. Herşey fazlasıyla sevimli geliyor şu an bana... Herşey bir anda olacak, tüm istediklerim, tüm arzuladıklarım... İstediğim kişi yatağımda beni bekliyor olacak, istediğim yemekler mutfakta kokularını yayarak haberdar edecekler, bir telefon gelecek "her şeyi başardınız" diyecekler, okumak istediğim kitap o anda gözüme ilişecek, dinlemek istediğim melodi ise kulağıma çalınmaya başlayacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşey yoluna girecek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bırakıyorum şu yıldızlık hikayesini bir anda, güneş doğacak. Işıkları kapatabilirm, yüzümde bir gülümsemeyle aklıma düşüyor "1 dakika"m çoktan geçti... Soğumakta  olan çorbamı sağ elime alıyorum, koridordaki yağlı boya tabloya gözüm takılıyor ve geçip gidiyorum önünden, sehpanın tam önündeki hafif kırık olan koltuğa çöküyorum... yüzeye çıkıyorum, nefes alıyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-116882766856593545?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/116882766856593545/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=116882766856593545&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/116882766856593545'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/116882766856593545'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/01/hazr-orba.html' title='Hazır Çorba'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-116817554280073509</id><published>2007-01-07T14:50:00.000+02:00</published><updated>2007-01-07T15:12:22.843+02:00</updated><title type='text'>mıknatıs misali çekiyorum...kendime.</title><content type='html'>ne istersem onu buluyorum burnumun dibinde. sanırım, simyacı'nın anafikri buydu, lise yıllarında okunmuştu; bir çobanım, yattığım yerde hazine varmış meğerse, güdüyorum kendimi, istedğimi çekiyorum kendime mıknatıs gibi. kendi kendime çekiyorum; kendimi çekiştiriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aşk, ihtiras, başarı, şans, şansızlık, yol, yolculuk... kabul: içten içe ne istediysem oluyor; daha dikkatli olmalıyım; aklımdan geçenlere dikkat etmeliyim; aklımı kontrol etmeliyim, niye böyleyim?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-116817554280073509?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/116817554280073509/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=116817554280073509&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/116817554280073509'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/116817554280073509'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2007/01/mknats-misali-ekiyorumkendime.html' title='mıknatıs misali çekiyorum...kendime.'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-116641172262881731</id><published>2006-12-18T05:04:00.000+02:00</published><updated>2006-12-18T05:15:22.653+02:00</updated><title type='text'>idare eder işte...</title><content type='html'>Birkaç cümle içinde kapanan telefon konuşmaları hayal ediyorum. Çok ileri gitmeyen o bildik osrulara bildik cevaplar. "Nasılsın-iyisin-harika" tekerlemesi içinde acısız bir şekilde bitirmek konuşmaları. Ne güzel hayat tıkırında... Hiç kimsenin derdi yok taasası yok; daha da önemlisi uğraşacak çok daha önemli kouları var. Müthiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de kaptırıyorum saçma sapan işlere kendimi, bir bakşımın saat sabahın bilmem kaçı. "Ne güzel uyumak için bahane oldu"... "Ne güzel de yorulduk, rüyalar bizi bekliyor"..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Nasılsın?&lt;br /&gt;- İdare eder işte, sen?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-116641172262881731?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/116641172262881731/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=116641172262881731&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/116641172262881731'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/116641172262881731'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/12/idare-eder-ite.html' title='idare eder işte...'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-116441053211799539</id><published>2006-11-25T01:02:00.000+02:00</published><updated>2006-11-25T01:24:35.690+02:00</updated><title type='text'>beni öp, sonra doğur beni..</title><content type='html'>aynada kendinizi gördüğünüzde ansızın, şaşırır mısınız? kafanızı çevirip kendinizi görünce arkası sırlı camda; ne yaparsınız? kimdir bu; ne zaman ve nasıl buraya geldi? dönüp dolaşıp karşıma çıkması, neyin ifadesi? en son ne zaman bu kadar şaşırmıştım; 6 ya da 4 yıl önce; aynı şaşkınlıkla dilip çözülmüştü; aynı çözülmeyle dağılmıştım; anlamıştım bir kere, ben muhtacım ateşlere; e o ateş beni yaktığı zaman geriye ne kalacak; küller cebimi dolduracak mı; küller karnımı doyuracak mı; küller beni şaşırtacak mı; beni ne şaşırtabilir; belki bir benzerim; ve ancak bir benzerim beni yok edebilir; çünkü iki yanlış bir doğru etmez; iki karpuz bir koltuğa sığmaz, aynı suda iki kere yıkanılmaz ve diğer benzeri aforizmalar... metaforik bir yaşamdan kurtulmam gerek; sesszi ve sakin bir hayat arzuluyorum. savaşlardan ve anlamsızlıktan yoruldum. anlam beni yaralıyor her gün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra ne mi olmuş? "onu hayranlıkla, arzuyla, şefkatle okşamaya başlamış. gel gelelim güzel kadının her dokunuşunda mandarinin bedeninde yeni bir yara beliriyormuş, dövüşün, darbelerin, bıçakların, kılıçların açtığı yaralarmış bunlar. içten bir ilgi ve şefkat görene dek gizli kalmışlar. sonunda mandarin kanlar içinde kadının kollarına yığılmış, ölmüş."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öldürme beni ne olur, önce öp; sonra doğur beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"hiç birşeyim yok, akıp giden sokaktan başka."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-116441053211799539?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/116441053211799539/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=116441053211799539&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/116441053211799539'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/116441053211799539'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/11/beni-p-sonra-dour-beni.html' title='beni öp, sonra doğur beni..'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-116294307820448008</id><published>2006-11-08T01:36:00.000+02:00</published><updated>2006-12-05T17:57:27.193+02:00</updated><title type='text'>bir arkadaşa bakıp çıkacaktım</title><content type='html'>Aslında fazla kalmak gibi bir derdim yok. Ne göreceğimi de biliyorum, çünkü hepsi benim. Görmeme gerek var mı yoksa bende "kendine yarattığı trajediyi yaşamak isteyenlerden" miyim? Ufak bir çizikten kan kaybı... hiçbir olasılığı görmeden bütün olasılıkları kurgulayıp, sonlandırmak. Türk Dil Kurumunun sözlüğüne baktım; korkaklık diye tanımlıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-116294307820448008?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/116294307820448008/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=116294307820448008&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/116294307820448008'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/116294307820448008'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/11/bir-arkadaa-bakp-kacaktm.html' title='bir arkadaşa bakıp çıkacaktım'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-116068802535967600</id><published>2006-10-12T23:50:00.000+03:00</published><updated>2006-10-13T00:20:25.393+03:00</updated><title type='text'>bir başkasıyla olmak, bir başkası olmak, bir başka olmak...</title><content type='html'>kendinden çıkıp bir başkası olmak, bir an için bir başkası olmak, bir başkasının olmak, bir başkasıyla olabilmek; kendinin duvarlarından çıkabilmek... yeni bir başlangıç; her şey aynıyken. her şey farklıyken. yeni bir insan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendinde kapalıyken; eski bir insan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yağmur... çok uzaklarda...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-116068802535967600?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/116068802535967600/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=116068802535967600&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/116068802535967600'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/116068802535967600'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/10/bir-bakasyla-olmak-bir-bakas-olmak-bir.html' title='bir başkasıyla olmak, bir başkası olmak, bir başka olmak...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-115641492383131522</id><published>2006-08-24T13:07:00.000+03:00</published><updated>2006-08-24T13:22:03.843+03:00</updated><title type='text'>tatildeymiş gibi yapıyorum (istediğim hayatı yaşıyorum)</title><content type='html'>tatildeymiş gibi yapıyorum. işe yarıyor. sadece biraz erken kalkıp erken yatıyorum, uyku iyidir zaten! hergün tuzlu su yerine dört duvar arasına giriyorum; serin rüzgarlar ve ağaç hışırtıları altında değil bilgisayar karşısında kendimden geçiyorum. kimseyle haberleşmiyorum, haberleri ilgisizce takip ediyorum, saate bakmıyorum (gerektiği anda alarmlar çalıyor). tatildeymiş gibi yapıyorum, zaten araçlar değil hissettiklerimiz önemliymiş değil mi? hayataımızı istediğimiz gibi yönetibilirmişiz değil mi? etkili insanın kaçıncı alışkanlığıydı çevresiyle barışık olmak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve evet istediğim hayatı yaşıyorum. alın size bir itiraf daha! bununla mutlu olabilirsiniz (it makes you happy!). bir yanı sesizlik, ıssızlık, yalnızlık ve sefalet; öte yanı bohemya ve aşka dair; evet beklediğim buydu, kendince bir rutinde kaybolmak, bazı hassasiyetleri canlı tutarak yarı-sünger bi yaşam. arada bir ahaliyi matbuu yollarla çeşitli konularda, engürüde eski dostlarla sohbet (çayı pahalı!).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tatildeymiş gibi yapıp istediğim hayatı yaşıyorum. zaten beklediğim, aradığım buydu; mutluyum. hayattaymış gibi yapıp tatili yaşıyorum.  hayatın tadını , tatilin posasını çıkarıyorum; sağa sola gidiyorum, otobüs koltukları beni bağrına basıyor, yolculuklarda büyüyorum.  geri dönünce çöpleri buluyorum. yaşadığımı hatırlıyorum onları görünce, istediğim tatili yapıp hayatımı yaşıyorum. hayır, acı çekmiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-115641492383131522?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/115641492383131522/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=115641492383131522&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/115641492383131522'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/115641492383131522'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/08/tatildeymi-gibi-yapyorum-istediim.html' title='tatildeymiş gibi yapıyorum (istediğim hayatı yaşıyorum)'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-115335212577603575</id><published>2006-07-20T02:22:00.000+03:00</published><updated>2006-07-20T16:29:42.406+03:00</updated><title type='text'>30 Günde Yabancı Dil Öğrenin</title><content type='html'>Kendimize yabancı olan dilleri öğrenmek için çaba sarfetmek ne kadar anlamsız. Anlamsız çünkü kendimize yabancı olmayan dillerin ne olduğunu, neye benzediğini bilmiyoruz (bak yine ikinci çoğul konuşuyorum). &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanmam (ya da hatırlamam) zor olsa da farkettim ki ortak bir dilimiz varmış. Dünyanın geri kalanıyla iletişim kurmamızı sağlayan bir dil. Yalnızlığın dili... Yaklaşık iki haftadır kendime yabancı bir yerde yabancı olan insanlarla yaşadığımı zannediyordum. Meğerse birbirmizi hep tanıyormuşuz. İletişimsizliğime yepyeni bir noyut eklendi. Artık hep beraber yalnızlığımızı kutluyoruz, susuyoruz. Boşu boşuna bir ton para döküyoruz bir iki kelime öğrenmek için... Bütün broşürleri yakıp kutlayacağım bu günü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni insanlarla tanışmaktan da bu yüzden nefret ediyorum, daha farklı daha yeni yalnızlıklar öğrenmek pek de iç açıcı değil... sakin sakin yalnızlığın dilinden konuşalım, kimsenin canını yakmayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aynıdilikonuştuğunubilmiyormuşgibiyapangillerden&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-115335212577603575?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/115335212577603575/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=115335212577603575&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/115335212577603575'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/115335212577603575'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/07/30-gnde-yabanc-dil-renin.html' title='30 Günde Yabancı Dil Öğrenin'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-115262382409381457</id><published>2006-07-11T14:50:00.000+03:00</published><updated>2006-07-11T16:17:04.143+03:00</updated><title type='text'>kendimi tüketmekle meşgulüm...</title><content type='html'>"neden bana bizden bu kadar gerisini sen halledeceksin dediklerinde isyan etmedim". bilmiyorum. o an için yapabilirim gibi geldi. yapmak için de elimden geleni yapıyorum. yapamıyorum. aslında attığım her adımın kendimi tükettiğine şahit oluyorum. yolu bulmaya çalışırken yoldan olduğumu fark ediyorum. bu da bir yoldur diyip susuyorum. susarken, tüketim daha sert bir hal alıyor. aslında susmasam bağırıp çaırsam herkesi suçlasam belki biraz daha hafiflerim. olmaz. daha da hafiflersem uçar giderim. birazcık sağlam basmalıyım şu zemine. meşguliyetimin keyfini çıkarmalıyım. hem allah çalışanı sever; bu da bir iştir. kendiyle meşguliyet. ama en azından bir işi iyi yapmalıyım; kendimi başarıyla tüketebilmeliyim. beni yeniden dolduranlarla mücadele etmeliyim, dolduruşa gelemeden...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-115262382409381457?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/115262382409381457/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=115262382409381457&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/115262382409381457'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/115262382409381457'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/07/kendimi-tketmekle-megulm.html' title='kendimi tüketmekle meşgulüm...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-115193088427711613</id><published>2006-07-03T14:46:00.000+03:00</published><updated>2006-07-03T15:52:18.856+03:00</updated><title type='text'>bölük pörçük bir hayatın izleriyim...</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;haritalar, ülkeler, şehirler, sokaklar, evler... birbiriyle bağlantı kuran yollar. o yolları yol yapan insanlar. ah biz olmasak nice olur halleri? bölük pörçük bir kağıttan ibaret; bizler uhuyuz birleştiren; parçaları bütün eden. bizsiz orada ne yapar ne ederler; gidip görmek lazım her yeri. yanya'yı niğde'yi...&lt;br /&gt;--&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;izlerden ibaret olmuşum yollarda toparladığım; durup dinlensem herhangi birine benzerim belki; ama hiç bir şeye benzememeliyim; bölük pörçük bir hayatın izlerinden ibaretim. toparlasam kendimi anlamlı bir bütün arz eder miyim? ey harita okuyucusu, izlerimin incelenmesini bilgilerinize arz ederim.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-115193088427711613?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/115193088427711613/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=115193088427711613&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/115193088427711613'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/115193088427711613'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/07/blk-prk-bir-hayatn-izleriyim.html' title='bölük pörçük bir hayatın izleriyim...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-115119176789943385</id><published>2006-06-25T02:13:00.000+03:00</published><updated>2006-06-25T02:29:27.913+03:00</updated><title type='text'>anlam...</title><content type='html'>hayat yüklediğin anlamlardan ibaret. nesneler sen onlara anla yükledikçe varlar. onlara yaşama şansı vermek senin elinde; hayatının devamı anlam haznenin genişliğinde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anlamlar tükenince saçmalıklar baş gösterir; belki deayın karanlık yüzün görürsün istemeden. anlam tükenince, anlamsız bir debelenme içindesindir, saçmalık o anda anlamlı gelir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-115119176789943385?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/115119176789943385/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=115119176789943385&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/115119176789943385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/115119176789943385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/06/anlam.html' title='anlam...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-114941236819642848</id><published>2006-06-04T11:33:00.000+03:00</published><updated>2006-06-04T12:12:48.220+03:00</updated><title type='text'>pazarlar var...</title><content type='html'>pazarlar var, dünyanın dört bi yanında, burada bozkırın ortasında ya da lizbon'da dar sokaklarda gölgenin içinde, amsterdam'da, krakow'da sakin, karaçi'de mağarada ha keza beytüşşebab'ta da öyledir, tahran'da kızgın güneşten kaçarken, sau paolo şimdi yağmur altında, pazarlar var orda burda new york ya da nevada'da, birileri kahvaltı yapıyor, kimisi hala sevişiyor bitip tükenmedi, gazata okunuyor, piknik hazırlıkları, birisi karısını kızını dövüyor, diğeri volta atıyor, pazarlar var hayat tüketilmeye devam ediyor, hoşnut bundan...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-114941236819642848?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/114941236819642848/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=114941236819642848&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114941236819642848'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114941236819642848'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/06/pazarlar-var.html' title='pazarlar var...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-114932853748021453</id><published>2006-06-03T12:40:00.000+03:00</published><updated>2006-06-03T12:55:37.490+03:00</updated><title type='text'>herkeşin derdi aynı, herkeşin derdi kendine...</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;evet buradan açıklıyorum; herkeşin derdi aynı: aşk ve para! tabi bu kibarcası... aslı ise düzüşmek ve köşeyi dönmek. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;ilk madde; seks: dünyanın her yerinde insanlar onu arıyor veya ondan kaçıyor. kaçmaya çalıştıkça yakalanıyor; her şey ona göre düzenleniyor, yaşamın her anı, evlerin şekiller, iş hayatı, trafiğin akışı.... onu bulmadıkça rahat edemiyor insancıklar, bulduktan sonrası da ayrı bir dert olarak içlerinde kalıyor, atmaya çalışyorlar çıkmıyor; ters tepiyor. öyle olunca insan kendini beceriyor...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;ikinci madde, money!: paramız olursa daha iyi sevişebiliriz, daha iyileriyle de. el kamerası, laptop ve son model araba alabiliriz belki de futbol takımı. paran varsa derdin var arkadaş, nereye akıtacaksın o kadar kanı. kendi kanın yetmez, kan dökersin bi de; köşeyi dön ve koş arkana bakma...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;"herkesin derdi kendine; herkesin derdi aynı" (toprağınbololsun yavuz). &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;"tüm isteğim buydu; bazen olmadı bazen oldu..." (cenktaner)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-114932853748021453?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/114932853748021453/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=114932853748021453&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114932853748021453'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114932853748021453'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/06/herkein-derdi-ayn-herkein-derdi.html' title='herkeşin derdi aynı, herkeşin derdi kendine...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-114859400377953408</id><published>2006-05-26T00:40:00.000+03:00</published><updated>2006-05-27T03:24:05.053+03:00</updated><title type='text'>iki kahve arası</title><content type='html'>&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;uzun süre sonra kendimi tekrar tanımlamak için çantamı alıp evden ayrıldım. Yeni alınmış bir dergi, sağlık karnesi, gözlük, tütün-kağıt vs. Tabi bir iki şey karalamak için yanıma aldığım bu not defteri. El yazımı özledim, gitgide çirkinleşiyor ne yazık ki... Sanırım bilgisayar klavyesine yenik düşüyorum, ya da çoktan düştüm. Bir ara sürekli ufak tefek kağıtlarla dolu bir dünyada yaşıyordum; aklıma gelen herşey, iki satır cümle yaratıcı yemek tarifleri, telefon numaraları, okunması gereken şeyler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce sıklıkla uğradığım sokakları, caddeleri, kafeleri gezdim. Kendini beğenmiş bir sosyolog edasındaydım, ki daha önceleri acemi bir tavırda yapıyordum bu işi. Sanırım nefret ettiğim şey ki çok sıklıkla yaptığım şeydir; hayat üzerine yargılarda bulunmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;- - - - - - - - - - - - - - - - - &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;br /&gt;Bütün gün yaptığım şehir içi yolculuğu bile umursamadım. Hiç tanımadığım yerler hakkında hiç tanımadığım kişilere sorular sordum. Sonuç yorgunluktu. Ama yolculuğun en güzel kısmını yaşamıştım; kendimle konuşacak fırsatı bana vermişti... Bu yüzden otobüste-minibüste gazete okuyanlarbenden hiç bir rahatsız olmaz. Tabi bu rahatlıklarını da hiçbir zaman dile getirmezler... Böyle de vefasız bu yolcular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - - - - - - - - - - - -&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geri dönüşü olmayan değişiklikler yaşadıklarım(ız). İşte bu "öğrenme" olsa gerek. Neden keyif aldığımızı öğrenmek. "Keyif" çok da doğru bir kelime değil, daha da yanlış bir kelime kullanırsam rahatsız olmamak" derdim. Nelerden rahatsız olmuyorum ve neler benim normlarım içinde... ne de egoist!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-114859400377953408?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/114859400377953408/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=114859400377953408&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114859400377953408'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114859400377953408'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/05/iki-kahve-aras.html' title='iki kahve arası'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-114675265160635207</id><published>2006-05-04T17:03:00.000+03:00</published><updated>2006-05-04T17:39:56.903+03:00</updated><title type='text'>dumanlı sözler...</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;&lt;em&gt;"herkesin gözü önünde azmettirdim kendimi"&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;herkes her şeyin farkında yada&lt;br /&gt;kimse hiç birşeyin farkında değil&lt;br /&gt;                                                 umrunda veya değil&lt;br /&gt;yaşanıp gidiyor ne de olsa&lt;br /&gt;üstelik giyinmişiz de tiril tiril&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;"zamana dair düşlerim gemi benim kaptan benim"&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaman bir denizdir -insanlar bir liman&lt;br /&gt;altı üstü bir nefestir- yaşamla ölümü ayıran.&lt;br /&gt;kelimeler alt alta dizilir&lt;br /&gt;çıkmaz bir şiir&lt;br /&gt;melih cevdet, orhan veli&lt;br /&gt;                                    ya da nazım hikmet ran&lt;br /&gt;edip cansever sever içkiyi&lt;br /&gt;cemal süreya kadını ve şehri&lt;br /&gt;rakı şişesinde balık olsam&lt;br /&gt;ben de bulurum belki&lt;br /&gt;                              şiirdeki müziği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;"bir de baktım ki batmıştı gemilerim"&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hem kalben hem fikren&lt;br /&gt;aidiyet, sorular, bulantı, sıkıntı, çıkış kapısı, yangın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şarap şişesinden yatak,&lt;br /&gt;mantardan yastık,&lt;br /&gt;mezeden yorgan &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;                          yapsak&lt;br /&gt;istek kipinde bir hayat&lt;br /&gt;gereklilik kipinde rüyalar,&lt;br /&gt;emir kipindeyiz heyhat&lt;br /&gt;gerçeklik&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;                   -yaralar.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-114675265160635207?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/114675265160635207/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=114675265160635207&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114675265160635207'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114675265160635207'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/05/dumanl-szler.html' title='dumanlı sözler...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-114666942163185866</id><published>2006-05-03T18:15:00.000+03:00</published><updated>2006-05-03T18:17:01.656+03:00</updated><title type='text'>Herşey değişebiliyor, her şey değişmeyebilir</title><content type='html'>Atina’da değişiyor, Atina da değişmiyor. Otobüs fiyatları değişmiş, yolumun üzerindeki dükkânlar değişmiş, büfedeki adam değişmemiş, istediklerim-arzu ettiklerim değişmiş, otobüsümün rotası değişmemiş, şehir merkezinde duyduğum heyecan değişmiş, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni anımsıyor mu bilmiyorum bu yollar, benim sesimi hatırlıyor mu bahçedeki kediler bilmiyorum. Değişimden korkan bir muhafazakâr mıyım yoksa?  Güvendiğim çok fazla ses var, koku var, varoluş hali var. Evet, korkuyorum değişmekten bir yandan da arsızca yeni şeyler istiyorum. Kitabı açıp bakıyorum ki oldukça klişe bir çelişki içindeymişim; klişelerim de değişsin, aynı kalsın, değişsin, aynı kalsın…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-114666942163185866?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/114666942163185866/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=114666942163185866&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114666942163185866'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114666942163185866'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/05/herey-deiebiliyor-her-ey-deimeyebilir.html' title='Herşey değişebiliyor, her şey değişmeyebilir'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-114648861683893916</id><published>2006-05-01T15:26:00.000+03:00</published><updated>2006-05-02T17:17:28.453+03:00</updated><title type='text'>sürüklensem meydanlarda...</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;"hemen şimdi kaçıp gitsem, sürüklensem meydanlarda"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 Mayıs, işçinin emekçini bayramı! alanlarda olmayı hep isterim; bir umutu, binbir bir çevkle çıkıp koştuğumda, kalabalığın arasında ne menem biri olduğumu hatırlarım, aidiyetsizlik başıma vurur, yabancılık gözlerimi karartır, başka türlü bir şey ezgileri kulağımı tıkar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu sefer farklı olabilir mi? çıkıp görelim en iyisi!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-114648861683893916?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/114648861683893916/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=114648861683893916&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114648861683893916'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114648861683893916'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/05/srklensem-meydanlarda.html' title='sürüklensem meydanlarda...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-114646766259392729</id><published>2006-05-01T09:24:00.000+03:00</published><updated>2006-05-02T17:17:48.033+03:00</updated><title type='text'>bir hadise var...</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;"bir hadise var, belli olmuyor"; gelincikler çıkıyor yol kenarlarından; yine bir şeyler yükseliyor yukarı doğru, boğazımdan... bu huzursuzluk, bu kaygı: bizi yaşatan ve öldüren.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"olmuyor bende, deprem olmuyor..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içeride magmanın kızması, içten içe patlaması olası depremlerin işaretçisidir.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-114646766259392729?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/114646766259392729/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=114646766259392729&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114646766259392729'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114646766259392729'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/05/bir-hadise-var.html' title='bir hadise var...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-114566216958481794</id><published>2006-04-22T02:23:00.000+03:00</published><updated>2006-04-22T02:29:29.600+03:00</updated><title type='text'>hayatlarımızı kurtaracak parlak fikirlerimiz...</title><content type='html'>Olduğum yerden kımıldamaya çalışıyorum, uzanmaya çalışıyorum ama nesneler uzaktan uzaktan beni seyredip gülmekte - arsızca. Günler geçiyor ama zaman tükenmiyor, en azından şimdilik görmüyorum. Ben görmüyorsam da şu an var değiller. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımı kurtaracak parlak fikirler üzerinde çalışıyorum, fazla mesaiyi yapıyorum, kaçak çalışıyorum, sigortam yok... Tam anlamıyla illegal. Bundan keyif alsam da kendi kendimi sömürdüğümü düşünüyorum, kendi kendimi ele vererek. Parlak fikirlerimi satıyorum kendime, sömürerek herşeyimi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-114566216958481794?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/114566216958481794/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=114566216958481794&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114566216958481794'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114566216958481794'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/04/hayatlarmz-kurtaracak-parlak.html' title='hayatlarımızı kurtaracak parlak fikirlerimiz...'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-114536305488507721</id><published>2006-04-18T14:04:00.000+03:00</published><updated>2006-04-18T15:33:11.936+03:00</updated><title type='text'>yerinden çıkan kelimeler</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;yıllardır orda duran, biriken, eskiyen, yosun tutan ya da şarap gibi değerlenen kelimeler... vardır. onlar bahtiyardır, kalenderdir, kendini bilendir, dertten anlayandır. içeridedir. karanlık dehlizde, gözleri kör bir biçimde büyürler, dal budak verirler, zihinden yayılırlar bedenin farklı yerlerine; elleri ayakları dolaştırırlar örneğin, ya da dili dolaştırırlar, gözleri kaçırtırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en önemlisi acı verirler, acıyla büyürler ve büyütürler, acıyla beslenir ve onu ürün olarak verirler. kelimeler biriktikçe, acıyla yaşamayı öğrenirsiniz; acının ilham vericiliğini keşfedersiniz. onları her seferinde kafanızda yeniden kurup, yeniden can suyu dökersiniz köklerine, zamanla onlar sizin kökünüze kibritsuyu dökerken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onları yerinden çıkartabilmek ne güçtür!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama çıkarlar. sizi baştan çıkartırlar bir gün. gün gelir parça parça kusulur öfke. zamanı mıdır, yeri midir, bilinmez. ama çıkarlar. artık onlarsız olmayı da öğrenmelisinizdir. onlar artık sizin içinizde değil, karşıdakinin zihninidedir, ya da ortalıktadiır, bir nesneye yapışır ve an gelir karşılaşılır, o anı hatırlatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;merak etmeyin, onları özlemezsiniz. çünkü onlardan üretmeyi öğrenmişsinizdir artık içinizde.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-114536305488507721?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/114536305488507721/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=114536305488507721&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114536305488507721'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114536305488507721'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/04/yerinden-kan-kelimeler.html' title='yerinden çıkan kelimeler'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-114413527983708909</id><published>2006-04-04T10:19:00.000+03:00</published><updated>2006-04-04T10:31:31.800+03:00</updated><title type='text'>döndolaş...</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;döndolaşaynıyerdesin, sanki bir labirenttesin kafanın içinde koca bir galakside, aynı tasa, aynı hamam dökmek için kirleri ve edinmek için yenilerini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bak yine bahar geldi, gönlün şenlendi (mi?) biraz beklersen dönecek yine her şey tıkırında sen ne kadar tersine koşsan da, durup beklesen o yine seni bulacak, ay güneşle aynı hizaya gelecek, insanlar gülüp geçecek...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-114413527983708909?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/114413527983708909/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=114413527983708909&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114413527983708909'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114413527983708909'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/04/dndola.html' title='döndolaş...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-114363157531595179</id><published>2006-03-29T11:36:00.001+03:00</published><updated>2006-03-29T14:26:15.330+03:00</updated><title type='text'>güneşimden kaç!</title><content type='html'>koca galaksi yetmedi geçtiniz birbirinizin önüne, "çekil kardeşim görünmüyor yeryüzü burdan"! halbuki ay kendini siper etti bizler için; ufacık bir an olsa da görebilin diye güneşin patlamalarını... 54 yıl sonra yeniden görüşmek üzere, bu ne sevgi ah bu ne ızdırap...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"günlerden bir gün kara kışın sonuna doğru..."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-114363157531595179?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/114363157531595179/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=114363157531595179&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114363157531595179'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114363157531595179'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/03/gneimden-ka_29.html' title='güneşimden kaç!'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-114355738878434574</id><published>2006-03-28T17:13:00.000+03:00</published><updated>2006-03-28T17:49:48.800+03:00</updated><title type='text'>birinci yılı doldururken....</title><content type='html'>"saçmalığın iki kavramı", birinci yılını doldurdu. Bu bir hazırlık evresi idi belki; şimdi biraz daha dışarı açılmanın ve bu saçmalığı paylaşmanın sırası mı? Böyle bir saçmalığa kalkışmaya gerek var mı? saçmalama be kardeşim dediğinizi duyar gibiyim; aslında hepiniz kulağımın için uğuldayıp duruyorsunuz; klavyemden dökülüyorsunuz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-114355738878434574?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/114355738878434574/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=114355738878434574&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114355738878434574'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114355738878434574'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/03/birinci-yl-doldururken.html' title='birinci yılı doldururken....'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-114347495666290417</id><published>2006-03-27T18:30:00.000+03:00</published><updated>2006-03-27T18:55:56.686+03:00</updated><title type='text'>aranılan, istenen midir? yoksa başı boş bir avarelik mi hüküm sürmekte bedene...</title><content type='html'>huzurun dikensiz bir gül bahçesi olduğu kanısı nereden sızmış bünyemize bilinmez, belki de buna dair bir soru işareti huzuru aranan ama bulunduğu zaman şüpheyle karşılanan şey yapıyor; saçma olabilir,kabul-bu en başından beri kabüldü zaten- acıya yatkın bir taraf, mutlu ve başarılı olmanın, seviliyor ve ilgi görüyor olmanın, içimden bir şeyler kopardığını ve beni kendimden ettiğini düşündükçe delirecek gibi oluyorum; sürekli yolda olmak ama varmamak; uyku halinde olmak, gecenin peşinden koşmak, yoruluncaya kadar: tan yeri. ten yeri. dokunuş. geerçeğin yansıması. "&lt;em&gt;burası cenkyeri, tanıdığım en iyi öğrenci öğrenmiş gizi, tanrım koru bizi&lt;/em&gt;"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-114347495666290417?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/114347495666290417/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=114347495666290417&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114347495666290417'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114347495666290417'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/03/aranlan-istenen-midir-yoksa-ba-bo-bir.html' title='aranılan, istenen midir? yoksa başı boş bir avarelik mi hüküm sürmekte bedene...'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-114233452599181260</id><published>2006-03-14T12:56:00.000+02:00</published><updated>2006-03-24T14:46:57.563+02:00</updated><title type='text'>film neden sinema'da seyredilmez</title><content type='html'>Uzun süre sonra vizyon'a giren bir film için sinemaya gitmemle birlikte neden sinema'da film seyretmeyi sevmediğimi hatırladım. Sadece festival filmlerini seyretmek ve bazı vizyona giren kaçırılmaması gerekitğini düşündüğüm filmler için sinemaya uğrama politikasına tekrar döndüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En iyi film oscar'ını aldığı için "Crash / Çarpışma"ya gitmeyi istemekle başladı herşey. AFM'in satın aldığı Migros alışveriş merkezindeki sinemada tekrar vizyona girmiş, herşey AFM'ye varana kadar harika, bilet fiyatları gerçekten pahalı (ya da istanbul standartlarında). İçerideki fast food restoranı havasındaki upuzun tezgahın yanında sıyrılığ salona girdim. Daha girer girmez "im keyfinizi patlamış mısırla yaşayın" gibi kült olacak bir laf eden sinema görevlisi karşıladı. Bende  biletleri soracağını düşündüğüm için elimi cebime atmıştım ki, yüzümdeki ifadenin değişmesiyle elimi cebimden çıkarmam bir oldu. İçerisi epey kalabalıktı, en arkada köşedeki koltuğuma oturdum (ki aslında iki yan tarafta oturmam gerekiyordu, amma ve lakin hırslı izleyicler tarafından kapılmıştı). ARdından ışıkla loşlaştı ve makine çalıştı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Once bir iki reklam gösterildi, ardından üç, dört, beş... Yaklaşık 15 dakikalık reklam izledikten sonra gelcek program filmleri gösterilmeye başladı. Bu arada ellerindeki devasa patlamış mısırlar ve kola bardağının tabanını sıyıran kamışın sesi de eşlik ediyordu. Çığlıklar atarak uzaklaşmak istemiştim ama öncelikle ilmi seyretmek istiyordum, ikinci oalrak da bir ton para saymıştım. Bu kadar para veriyoruz  (bu fiyat ile Ankara Film Festivalinde iki film seyredebilirisniz) üzerine de bir ton reklam izliyoruz, olacak şey değil. Kimse de sesini çıkartmıyor bu duruma. Fida'nın eskiden güzel bir reklamı vardı dergilerde; "Film Sinemada İzlenir", şimdi "hadi ordan" diye karşılık veriyorum. Yaşasın beyaz cam demiyorum ama...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-114233452599181260?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/114233452599181260/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=114233452599181260&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114233452599181260'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114233452599181260'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/03/film-neden-sinemada-seyredilmez.html' title='film neden sinema&apos;da seyredilmez'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-114101058259346076</id><published>2006-02-27T05:12:00.001+02:00</published><updated>2006-02-27T05:23:02.606+02:00</updated><title type='text'>ne oluyor, ne bitiyor, ne başlıyor...</title><content type='html'>yaklaşık bir hafta once kuru bir asfalt yuzu görebildim, ve ayağımnda yumuşak bir ayakkabı ile üzerine bastım. kar yığınlarına basmak güzel olabilir amabuzlu yollarda yürümeye çalışmak pek güzel birşey sayılmaz. mutluluk verici bir kac gun ardından tekrar nemlenmis asfaltlar ve kaldırımlar. hayatımda gordugum en sinemasal görseldir (bu kelime gitgide popüler olduğu için kullandım), ıslak sfalt. ısrarla yumuşak tabanlı ayakkabılarımla ve mutlulukla basıyorum.  çoraplarımın ıslanması ya da gribin eşiğinde olmamla karşılaştırılınca bu anı yaşamak daha avantajlı (gibi).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet hastalanıyorum, dünya iç hastalıktan çıkmamış gibi görünüyor. sadece ışığın vurduğu ve gecenin ortasında parıl parıl parlayan şu asfalt... bu mutlukla ölmek istemem.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-114101058259346076?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/114101058259346076/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=114101058259346076&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114101058259346076'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114101058259346076'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/02/ne-oluyor-ne-bitiyor-ne-balyor_27.html' title='ne oluyor, ne bitiyor, ne başlıyor...'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-114077109082147256</id><published>2006-02-24T10:11:00.000+02:00</published><updated>2006-04-18T14:06:00.496+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>bu biriken insan hikayeleri beni başka biri mi yapacak yoksa hikayenin anlatıcısı olarak mı kalacağım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;em&gt;"kendimi zenginden sayarak,&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;gençliğimden bir şeyler sakladım;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;düşsel faizlerimle geçindim,&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;eksiğim o yüzden..."&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-114077109082147256?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/114077109082147256/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=114077109082147256&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114077109082147256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/114077109082147256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2006/02/bu-biriken-insan-hikayeleri-beni-baka.html' title=''/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-113577787069067319</id><published>2005-12-28T15:43:00.000+02:00</published><updated>2006-02-24T10:10:51.416+02:00</updated><title type='text'>taşra yapayım derken göz çıkarmak</title><content type='html'>sapsarı ve bembeyaz çöller, soğuğun hükmünü kesecek betonarme direnişi yok; soğuk alev gibi yalıyor yüzünü, insan hikayelerini cebine koyarak artıya geçmek istiyorsun; tıkılıp kalmayacak içimde değil mi günler?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-113577787069067319?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/113577787069067319/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=113577787069067319&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/113577787069067319'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/113577787069067319'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2005/12/tara-yapaym-derken-gz-karmak.html' title='taşra yapayım derken göz çıkarmak'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-113304143011635801</id><published>2005-11-26T23:36:00.000+02:00</published><updated>2005-11-26T23:43:50.126+02:00</updated><title type='text'>gitmek mi zor kalmak mı</title><content type='html'>malum saçmasapanlıkla göbek bağımız var, böyle saçma ikilemlere kapılmak da boynumuzun borcu tabi... ya da durumdan vazife çıkarıp saçmalamak elimizde, borç çıkarıp kendi kendine  gözyaşı dökmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ayrılırken gözyaşı dökmek, yine dönceğini bilerek ya da arkandan gelecekleri sığıştırmak için ceplerini tıka basa doldurmak, delmek ceplerini, patır patır dökmek yere yürüdüğün yol boyunca içindekileri. içinde içindekiler var halbuki. nereye kadar bilinmez, ama illa ki kaçışlar ve kovalamaclar. yazmak gibi. kendi kendine konuşmak. (yolda o kadar çok var ki canım sıkılıyor kimi zaman.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;belki iyi gelir yalnızlık bi parça, diğer yarımdan ayrılmak zor olsa da... (taşıyacağım onu şapkamın ucunda!)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-113304143011635801?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/113304143011635801/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=113304143011635801&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/113304143011635801'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/113304143011635801'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2005/11/gitmek-mi-zor-kalmak-m.html' title='gitmek mi zor kalmak mı'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-113154412628309633</id><published>2005-11-09T15:32:00.000+02:00</published><updated>2005-11-25T15:51:56.966+02:00</updated><title type='text'>ankara monologu</title><content type='html'>ankara'yı sevmek fazla emek isteyen bir iş gibi gözüküyor. üstelik insanların "boktan ankarası" ve "dibimizi donduran kış" gibi iki farklı kavramla bir araya gelince daha da beter. kim sevebilir ki her ikisi birden üstelik ankara'ya özgü o yalnızlığı da yaşıyorsunuz. ama ankara'yı sevebilmeyi başaran bir avuç insana da sorarsanız bu şehre en yakışan mevsimlerden birinin (ki sadece 4 tane var) kış olduğunu söyler. güneşli bir kış gününü hiçbir şeye değişemeyen cins bir ankaralı'yım bende ya da öyle olduğumu sanıyorum (sürekli sanıyorum, bir şeyleri  bilmenin vakti gelmedi mi "23 yaşında önemli biri olacaktım" ve çok daha önemli cümleler kuracaktım).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kulağımda the magic numbers'ın aptal bir mutluluk yaşatan "&lt;a href="http://english.lyrics-collection.com/the-magic-number/the-magic-number-forever-lost/"&gt;forever lost&lt;/a&gt;" parçasıyla yürüyorum gecenin bir yarısı ve kristalleşen nefesimle konuşuyorum. hergün milyonlarca üretilen ankara monologlarına bir yenisi daha ekliyorum. içimdeki kahve içme isteğini bile yeniyor, "hoş bir sohbet", içinizi kemiren bir sohbet; sokaklara kazınmış fotoğraflar da eşlik ediyor bu görsel-işitsel şölenime. mutlu olduğumun farkında mıyım peki yoksa daha da fazlasını mı istiyorum. viyana'yı düşlüyorum, koşulları hazırlanmış bir benzetme yaşadığım. sokakların üzerinde uçuyorum ve bulunduğum noktayı izliyorum. aklıma gelen merdivenleri düşünüyorum ve uzanıyorum bilinç-üssüme. merdivenleri çıkarken kristalleşen nefesim ölüyor ve sadece pis bir nefes kokusu kaplıyor etrafı. yalnız çıkıyorum tekrar, yalnız çıkıyorum, tekrar tekrar ve tekrar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-113154412628309633?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/113154412628309633/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=113154412628309633&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/113154412628309633'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/113154412628309633'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2005/11/ankara-monologu.html' title='ankara monologu'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-111678337853327885</id><published>2005-05-22T20:29:00.000+03:00</published><updated>2005-05-22T20:36:18.546+03:00</updated><title type='text'>seçimlik hayat</title><content type='html'>trainspotting filminin unutulmaz monologu: hayatını seç, sonunda da ben seçmemeyi seçtim der. biz de seçmemeyi seçmek ile uzun bir vakit harcadık. ya da önceden seçilmiş hayatımıza razı olduk. traji-komik olan şey ise yaptığımız seçimleri bizden başka hiç kimsenin umursamaması ya da en azından ciddiye alınmaması. hayatımızı boktan kılan bu seçimler olduğuı kadar hayatımızı yaşanabilir kılan da bu seçimler demek isterdim ama çok fazla bunu pratiğe dökemediğim(iz) için böyle bir aforizma tadında klişeyi kullanmak istemiyorum. keşke kullabilseydim de diyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her zaman için rahatlığı seçen birisi olarak bunun verdiği o acımtrak tadı da ağzımdan atmak için milyonlarca şey yedim ve yemeye devam ediyorum. dişlerim çürük olduğu için bu tadı ağzımdan atamıyorum bir türlü. doktora gitmem gerek, "hadi artık çek şu dişi" diye ısrar etmem gerekecek. ama doktor da bana bakıyor "emin misin" diye. hadi ama zaten çoğu seçimi ben yapmadım bunu da ben seçmesem ne olur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"olmaktan korktuğumuz yerler"e doğru sürükleniyoruz... olmaktan korkmamak dileğiyle.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-111678337853327885?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/111678337853327885/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=111678337853327885&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/111678337853327885'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/111678337853327885'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2005/05/seimlik-hayat.html' title='seçimlik hayat'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-111557868800883158</id><published>2005-05-08T21:57:00.000+03:00</published><updated>2005-05-08T22:01:21.103+03:00</updated><title type='text'>aylaklık üzerine öttürme</title><content type='html'>Aylaklık bir sanattır; kimilerine göre “sanat sanat içindir”; öyleyse aylaklık kendi içindir denebilir! Aylaklar bir sınıf olursa, “kendi için sınıf”tır. Aylaklık kendinden menkuldür; hesap vermek zorunda değildir; anarşik bir durumdur doğası itibariyle, yani bağlantısız, kendiliğinden, otonom; kendi kendini belirler aylaklık, dolayısıyla kendini defalarca farklı şekilde yeniden üretebilir, kendini rahatlıkla meşrulaştırabilir, çünkü ötesi berisi yoktur. Salttır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aylak “karşı”dır. Bir şeylere tepki verir durarak; “bırakınız yapsınlar”cıdır bir yanıyla ama kendi yapmaz, e zaten onun dediğini yapmak yaptığını yapmamak lazımdır. Suskundur çoğunlukla, Bezgin Bekir gibi. Huşû içindedir; derindedir, diptedir. Sakindir. Bilinir ki “sakin sular derin akar”. Akıp gider aylak, bilinç akışıdır, bilinç altıdır; derinlere inmek lazım onun ne olduğunu anlamak için. Dolayısıyla derinlik sarhoşluğu tehlikesi yaşar ona yaklaşan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aylak, yürür; yürümek özgürleştirir. Yürürken konuşur- kendi kendine, düşünür. C. gibi. Tembel değildir (kabul - bazen tembeldir!); onun yapıp etmemesinin bir nedeni vardır az önce değinip geçtiğim gibi- zaten aylağın kafası dağınıktır- ama bunu bir tek kendine anlatabilir, kimi zaman anlatamaz- kendi bile kendini anlamaz; sinemadan çıktıktan sonra bir başka hisseder “aylak adam” kendini- belki o zaman anlatabilir sorsalar, ama sormazlar. Kalabalıklar onu eski haline çevirir. Susar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aylağın kafasında fırtınalar kopar, belli etmez. Dingindir.&lt;br /&gt;Birşeybiliyormuşdabilmiyormuşgibidavranangillerdendir. Bilidiğinin kendine hayrı yoktur, ayrıca bilmek acı verir. Aylak acı çeker, belki o yüzden –acısını dindirmek için- aylaklık yapar, çünkü hareket edince bir yerleri acır. Dolup taşar, akacak delik arar; bulamaz; bulsa da hayrını bilemez; deliğin kendisini bulmasını ister. Halt eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aylağın eli ayağı dolaşır; beceriksizdir, o yüzden suya sabuna dokunmak istemez, kayıp düşmekten korkar; zemin kaygandır, durmak gerekir. Oblomov, bunun en karakteristik örneğidir. Saf tutamaz, ne alanlarda ne camide, ayak uyduramaz gidişata, ayakları dolaşır, sırayı bozar, tutunamaz-düşer. Ama kendine yeter. O yüzden bir başınadır. Bir şeyler yapmasına içinde bir şeyler engel olur. İçinin sesini dinler, onun kendi için en iyiyi bildiğine inanır; bir bakıma özcüdür; bu yanıyla muhafazakardır. Değişime direnir. Yine de içi dışı birdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aylaklığın manifestosunu yazmak gerekir ama bilir ki “adlandırmak öldürmektir”- katil olmak istemez aylak, o işi başkasına bırakır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-111557868800883158?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/111557868800883158/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=111557868800883158&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/111557868800883158'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/111557868800883158'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2005/05/aylaklk-zerine-ttrme.html' title='aylaklık üzerine öttürme'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-111451406860854683</id><published>2005-04-26T14:14:00.000+03:00</published><updated>2005-04-26T14:14:28.606+03:00</updated><title type='text'>merdiven basamakları</title><content type='html'>&lt;pre id="line110"&gt;&lt;code&gt;&lt;img src="http://www.geocities.com/ratezine/guzinbanner03.gif" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.trgi.info/guzinabla/index.htm"&gt;güzin ablaya dur demek için!&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/code&gt;&lt;/pre&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-111451406860854683?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/111451406860854683/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=111451406860854683&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/111451406860854683'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/111451406860854683'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2005/04/merdiven-basamaklar.html' title='merdiven basamakları'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-111341965760931263</id><published>2005-04-13T21:41:00.000+03:00</published><updated>2005-04-13T22:14:17.610+03:00</updated><title type='text'>saçmalık ve anlamsızlık üzerine öttürme</title><content type='html'>saçma olduğunu düşündüğümüz şeylerin, aslındra bizim saçmalığımızdan kaynraklyandığını kabul ettiğimiz gün bir hacı edasıyla ortada gezinebilirz ama hangi kabe üzerinden hacı olacağımız ya da bunun (hacı olduğumuzun) göstergesinin ne olduğu üzerine düşünmek gerek diye kafa yorarken 17-23 mesaisinin ardından çıkartığım yokuşlarda hani o düz sanılan iç anadolu kırsalının merkezindeki hüzün kentinde neden acaba diye düşünürüm bu kafamın işleyişi gidişatın tersine ya da ürettikleri anlamsız  olmayanı aramamak hesabıyla anlamı aramak mı saçma ya da kabul kabul diyip ben saçmayım demek mi cümle alemin ortasında (hani bu cümlenin öğeleri) ama o zaman yaşama anlamım kalmaz diye korkuyorum "herkes gibi olmak hiç kimse olmak" demek diyorum bu saçmalığın tadını kaçırmak için varsın diyorum ama elime bir şey geçmiyor bilinç akıyor bilinç altı oluyor ortaya çıkan aslında "&lt;em&gt;herşey değişmiş aynı kalmaya, ayın yarısı kayıp bu ara, bulmaya çıkmışız da sen yalan söylemişsin annene, yaptığım herşey bir şiey için ama, o bir şey hiç birşeyi değiştirmiyor, böylece bir yere varmadan geçtim aranızdan&lt;/em&gt;" şarkı sözünün ötesine geçmiyor onla örtüşüyor kendini yeniden yaratıyor. (amin)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-111341965760931263?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/111341965760931263/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=111341965760931263&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/111341965760931263'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/111341965760931263'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2005/04/samalk-ve-anlamszlk-zerine-ttrme.html' title='saçmalık ve anlamsızlık üzerine öttürme'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-111161854531511628</id><published>2005-03-24T00:53:00.001+02:00</published><updated>2008-03-05T05:08:42.706+02:00</updated><title type='text'>Hacettepe Hastanesi ve Bilinmeyenler</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal"&gt;Bugüne dek yolunuza hiç düştü mü bilmiyorum ama ben Hacettepe Hastanesinde tam 1 hafta kimsenin haberi olmadan yaşadım. Bu sırlarla dolu hastane görünümlü üs hakkında hemen hemen her şeyi öğrendim. Sadece bazı ayrıntıları ve bağlantıları bulamadım. Bu hastaneye girmek için sıradan bir vatandaş gibi sevk aldım. Bu sevki yoğun uğraşlarım sonucunda zor da olsa almayı başardım. Şimdi beni daha da zor bir görev bekliyordu; hastanede kalmak…&lt;/p&gt;     &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden basit bir iki tahlil için stratejik konumu çok önemli olan ürolojiyi seçtim. İçeride onlarca hasta vardı. Bir de kocaman özel bir kilide bağlı kapı. Bu kapının arkasında neler olup bittiğini bilmenin merakı içimi kemiriyordu. İdrar tahlili için toplam 354 basamak inip çıktım. Yaklaşık olarak hastanenin 5/7’sini dolaştım. Bu gezim sırasında çok yararlı bilgiler topladığımı söyleyemesem de ortama ayak uydurmak için hasta psikolojisine girmeme yardım etti. Formalite icabı olarak bir iki yere işedim.&lt;/p&gt;     &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;Hastanenin tanesi 100 ytl civarında olan parlak ve güzel mermerleriyle döşenmiş kısımları tabi ki güzel bir kandırma aracıydı. Her yer güzel ışıklandırılmış ve bazı sanatçıların eserleriyle – genellikle seramik- süslenmişti. Bu eserlere uzun süre bakıldığında fark ettiğim şey: gitgide hasta olduğumu hissetmemdi. Bu o kadar işe yarıyordu ki, kaybolduğumu düşündüğüm bir anda rastladığım ve hasta olduğunu düşünen bir adamın tam tamına 53 gündür orada yaşadığını öğrendim. Ama o donuk gözlerine daha fazla bakmamak için hemen yolumu sordum ve uzaklaştım.&lt;/p&gt;     &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;Bu arada içerideki insanların ellerinde bir sürü değişik renkte basılmış formlar vardı.; evet sadece bunlar ve bu formlar sayesinde insanlar bir sonraki duraklarını anlayabiliyorlardı. Burada bir tür küçük bir evren vardı; kendi başına yeterli olan ve tıkır tıkır işleyen baş döndürücü bir sistem. &lt;/p&gt;   &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;   &lt;p class="MsoNormal"&gt;Devamı gelecek&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;dikkat dikkat:&lt;br /&gt;uzun zamandır bu yazıyı düzenlememek için savaş verdim ama artık dayanamadım (hatta dayanamadık). bu yazı - belli ki çok uyduruk yazmışım - gerçeküstü göndermelerle bir hastane tasviri idi. yani burası hacettepe'de değil de gata da olabilirdi, bilmemne hastanesi de olabilirdi. neyse, aslında yazılan yorumlardan epey toplumsala ait epey bir veri elde ettik (haha bütün veriler elimizde).ne fanatikler varmış... kusura bakmayın canlar, yazınsal bir rezillik çıkardım galiba ortaya. neyse bir de bu yazıya esprili yaklaşın... ne bileyim en azından yorum yazmayın. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-111161854531511628?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/111161854531511628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=111161854531511628&amp;isPopup=true' title='37 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/111161854531511628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/111161854531511628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2005/03/hacettepe-hastanesi-ve-bilinmeyenler.html' title='Hacettepe Hastanesi ve Bilinmeyenler'/><author><name>diskötek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10258700867866197499</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>37</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-11496838.post-111143896808725014</id><published>2005-03-21T22:26:00.000+02:00</published><updated>2005-03-21T23:02:48.086+02:00</updated><title type='text'>git-gel</title><content type='html'>git geller, gidip gelenler, içimde yükselen ve beni boğacak kelimeler, saçmalıklarımdan kurtulup suya düşmeler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Saçmaligin iki kavrami... ivir zivir üzerine ?ttürmece. 
Bazen anlamli seyler de oluyor yanlislikla, temkinli olmakta fayda var.&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11496838-111143896808725014?l=wearenoone.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wearenoone.blogspot.com/feeds/111143896808725014/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=11496838&amp;postID=111143896808725014&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/111143896808725014'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/11496838/posts/default/111143896808725014'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wearenoone.blogspot.com/2005/03/git-gel.html' title='git-gel'/><author><name>disconnectus erectus</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03859917028835105861</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://2.bp.blogspot.com/_uL3yeRubGKo/SLhSVznsY_I/AAAAAAAAAbU/VmNqV3-xLsc/S220/oguzatay.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
